Ana Sayfa

Adana
Adiyaman
Afyonkarahisar
Agri
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydin
Balikesir
Bartin
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankiri
Çorum
Denizli
Diyarbakir
Düzce
Edirne
Elazig
Erzincan
Erzurum
Eskisehir
Gaziantep
Giresun
Gümüshane
Hakkari
Hatay
Igdir
Isparta
Istanbul
Izmir
Kahramanmaras
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kirikkale
Kirklareli
Kirsehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Mugla
Mus
Nevsehir
Nigde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Sirnak
Tekirdag
Tokat
Trabzon
Tunceli
Sanliurfa
Usak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
 

 
 
 
 
 

Sivas

Ulu Câmi: Kitâbesinden anlasildigina göre 1197’de Selçuklu Sultani Kutbeddîn Meliksâh zamâninda yapilmistir. Egriligiyle meshur çini bezemeli tugla minâresi 1213’te yapilmistir. Halk arasinda Sultan Alâeddîn Câmii de denir.
Meydan Câmii: Dikilitas Mahallesinde Kânûnî Sultan Süleyman Hanin vezirlerinden Koca Hasan Pasa tarafindan 1564’te yaptirilmistir. Kesme tastan yapilmis olup, içi ahsaptir. Minâresi tek serefelidir. Arka tarafinda türbeler vardir.
Kale Câmii: Kale Mahallesinde Sultan Üçüncü Murâd Hanin vezirlerinden Mahmûd Pasa tarafindan 1580’de yaptirilmistir. Dikdörtgen seklinde olup, kubbesi kursun, minâresi tugladir.


Aliaga Câmii: Subasi Mahallesinde Behram Pasanin oglu Mustafa Bey tarafindan 1589’da yaptirilmistir. Kubbesi kursun kaplamadir. Avluda bir âileye âit mezarlar vardir.
Imâret Câmii (Dâr-ür-Reha): Cagiragzi semtindedir. 1321 senesinde Kemâleddîn Ahmed bin Reha tarafindan yaptirilmistir. Mescit, imârethâne ve zâviyeden meydana gelen külliyeden günümüze sâdece mescit ulasmistir.
Kale Câmii (Divrigi): Divrigi ilçesindedir. Kitâbesinden Mengücükogullarindan Sehinsah bin Süleymân tarafindan 1181’de yaptirildigi anlasilmaktadir. Giris kapisi bezemelerle süslüdür. Tugla, tas ve çini bir arada kullanilmistir. Dis görünüsün zenginligine karsilik, câminin içi sâdedir.
Tonus Câmii ve halilari: Altinyayla ilçesindedir. Tonuslu Ahmed Aga tarafindan 1895’te yaptirilmistir. Ahsap tavan isçiligi çok güzeldir. Câmi içinde serili olan ve câmi için özel dokunmus olan 32 adet halinin târihî degeri çok büyüktür. Halilar Türk veya Gördes dügümlü el dokumasi olup, çözgü ve atki ipleri tamâmen yün ve renkleri natüreldir. 1900 yillarinda dokunan halilarin vakif olduguna dâir ifâdeleler halilarin üzerine islenmistir.


Merkez Câmii: Sahruh Câmii olarak da bilinir. Alâüddevle’nin oglu Sahruh Bey tarafindan 1749 senesinde yaptirilmistir. 1822’de tâmir edilmistir.
Ulu Câmi ve Dârüssifâsi: Divrigi ilçesindedir. Mengücükogullarindan Ahmed Sah ve hanimi Adil Melike Turan tarafindan 1228’de yaptirilmistir. Selçuklu mîmârîsinin orijinal eserlerindendir. Câmi ve dârüssifânin duvarlari yontma tastandir. Câmide 20 kemer ve 25 kubbe vardir. Mihrabin üzerindeki kubbenin yüksekligi 40 m olup, bir sanat sâheseridir. Tas kapisi çiçek ve geometrik sekillerle süslenmis tas oymaciliginin en güzel örneklerindendir.
Çifte Minâreli Medrese (Darü’l-Hadis): Ilhanli veziri Semseddin Cüveyni tarafindan 1271’de yapilmistir. 20 metre yüksekligindeki kapisi Türk tas oymaciliginin sâheseri sayilmaktadir. Tuglalar arasina firüze renkli çiniler yerlestirilmistir.
Gök Medrese: Selçuklu veziri Sâhip Ata tarafindan 1271 senesinde yaptirilan bu medrese Türk mîmârî ve süsleme sanatinin sâheserlerinden biridir. Çifte minâreli tas kapinin zengin süslemeleri fevkalâdedir. Adini çinilerinden alan bu binâ bakimsiz ve bos olmasi sebebiyle tahrip olmaktadir. Selçuklu eserlerinin en gözdelerinden olan bu târihî medresenin onarilmasi ile bu kiymetli eser kültür varligimiza yeniden kazandirilacaktir. Medresede bir mescit ve 14 oda bulunmaktadir.


Büruciye Medresesi: 1271 senesinde Üçüncü Giyâseddîn Keyhüsrev devrinde Muzaffer Bürucirdi tarafindan yaptirilmistir. Iki katli dört eyvanli olan bu eserin çinileri meshurdur. Halk arasinda Haci Maksud veya Haci Mesud Medresesi olarak anilir. Müze olarak kullanilan medresede üç kabir vardir. Muzaffer bin Hibetullah’in türbesi de bu medresededir. 1965-1966 arasinda tâmir edilen Medrese günümüzde müze olarak kullanilmaktadir.
Izzeddîn Keykavus Sifâhânesi (Sifâhiye Medresesi): Sifâhane ve tip medresesi olarak 1217’de yapilan külliyeden günümüze sâdece sifâhâne ulasmistir. Taç kapinin sagindaki eyvanda Sultan Birinci Izzeddîn Keykavus’un türbesi vardir. Kirmizi tugladan yapilmis olan taç kapi firuze, mor ve beyaz çinilerle süslenmistir. Dünyânin ilk akil hastânesi kabul edilir. Içerisi mavi siyah çinilerle süslenmistir.
Türbeler: Sivas, câmiler gibi türbeler bakimindan da zengin bir sehirdir.
Semseddîn Sivâsî Türbesi: Meydan Câmiinin avlusunda merdivenlerden iniste sag taraftadir. Büyük velî Semseddîn Sivâsî’nin medfun oldugu türbe 1600 yilinda yapilmistir.


Güdük Minâre (Dabak Tekkesi): 1347’de Eratnaogullarindan Seyh Hasan Bey için türbe olarak yapilmistir. Yanina yapilan ishani bu eseri gizlemistir. Türbenin içinde siyah mermerden yapilmis sanduka vardir. Cephesi tamâmen mermerdir. Üzeri 10 m yüksekliginde tugladan geometrik süslemeli üstüvane seklinde bir kubbeyle örtülüdür.
Ahi Emin Ahmed Türbesi: 1233’te yapilmistir. Tokmakkapi Mahallesindedir. Kesme tastan sekizgen olarak yapilmistir. Iki basamakli bir merdivenle inilir. Selçuklu biçimi süslenmis bir mihrabi ve iki penceresi vardir.
Sitte Melik Türbesi: 1196’da Emin Seyfeddin Sah bin Süleyman tarafindan yaptirilmistir. Divrigi ilçesindedir. Sekizgen plânlidir. Sehinsah Türbesi olarak da bilinir

.
Kâdi Burhâneddîn Türbesi: 1398’de yapilmistir. TürbeKâdi Burhâneddîn Ilkokulu bahçesindedir.
Çobanbaba (Seyh Çoban) Türbesi: Susehri’nin Çobanli Yaylasindadir. Osmanli Sultani Yavuz Sultan Selim Han, Çaldiran’a giderken, yasli bir çoban kosarak yanina gelir:
“Sulagimiza hos geldin sultanim. Görüyorum ki yorgunsun, açsin. Bu fakire misâfir olursan gönül alirsin.” der. Yavuz Sultan Selim Han; “Ben tek basima degilim Çoban baba. Ardimda koca bir ordu var.” der.
Çoban tevekkülle boynunu büker: “Allahü teâlâ kerimdir. Hele sen bir mola ver. Misâfir kismetiyle gelir.” der.
Yavuz Sultan Selim Han; “Bunda bir hikmet var” diyerek mola verilir. Çadirlar kurulur.
Çoban, sürüden 4 koyun seçer ve keser, yüzer, temizler ve kazana koyar.“Bir sartim var kemikleri sakin atmayin.” der. Bütün ordu doyar. Çoban kemikleri deriye doldurup duâ eder ve koyunlar Allahü teâlânin izniyle dirilir ve sürüye katilir. Yalniz biri topallar. Yavuz Sultan Selim Han; “Bu neden topallar?” diye sorunca, Çoban; “Bunun bir kemigi noksan.” der. Yavuz Sultan Selim Han, koynundan bu koyunun asik kemigini çikararak; “Sizi denemek istedim. Siz kâmil bir velisiniz.” der ve duâsini ister. Bu zât da:
“Allahü teâlânin yardimi senin üzerindedir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili ve serefli Peygamber efendimiz ve Eshâb-i kirâmi senin yanindadir. Merak etme zafer senin olacaktir. Muzaffer olarak döneceksin.” der.
Bu kerâmet ehli çobanin türbesi ziyâret edilen yerlerin basinda gelmektedir.


Sehid Abdülvehhab Gâzi Türbesi: Evliyâ Çelebi, eserinde bu türbeyi Sultan Dördüncü Murâd Hanin ziyâret ettigini yazar. Abdülvehhab Gâzi, Emevîler devrinde yasamis bir komutandir. Emevîler devrinde Islâm ordusu Sivas’i fethetmis ve Abdülvehhab Gâzi ve bir kisim asker Sivas’ta birakilmistir. Bizanslilarin saldirisinda bu mübârek zât sehit olmustur. Türbe içinde 7 kabir bulunmaktadir.
Tashan: Pasabey Mahallesinde Kursunlu Hamami dogusundadir. 1575’te yapilmistir. Behrampasa vakfindandir.
Behrampasa Hani: Sivas Vâlisi Behrampasa tarafindan 1573’te yaptirilmistir. Tastan iki katli ve çok saglamdir. Orta yerde büyük bir avlu ve bunun etrâfinda odalar bulunmaktadir.
Egriköprü: Sivas-Malatya yolu üzerinde Selçuklular zamâninda yapilmistir. 173,2 metre uzunlugundadir. Biri 12, digeri 6 gözlü iki bölümden meydana gelmistir.
Sivas Kalesi: Sivas târihi kadar eski olan kalenin kimin tarafindan yapildigi kesin olarak bilinmemektedir. Bizanslilar döneminde Justinyen devrinde büyük bir tâmir görmüstür. Türklerin eline geçtikten sonra çesitli dönemlerde tâmir görmüstür. Kale, yukari ve asagi kale olmak üzere iki kisimdir. Yukari kale, toprak kale olarak bilinen bugünkü 4 Eylül Baskininin bulundugu kisimdir. Asagi kale olarak bilinen kisim Sifâhiye Medresesinin bulundugu yerden baslayip, Kongre Müzesi, Vilâyet Konagi, Behrampasa Hani, Pulur Tepesi, DDYyönünde Sifâhiye Medresesine varan çizgi içerisinde kalan bölgedir.


Asagi Kale ve Yukari Kale: Koyulhisar ilçesindedir. Yalçinkaya üzerine kurulmus olan ve Kale-i Zir de denilen Asagi Kalenin bugün sâdece duvar kalintilari vardir. Yukari Kale ise Kale-i Bâlâ diye anilir. Uzun Hasan tarafindan yaptirildigi söylenen kalede çok sayida ev, su sarnici, anbar ve cephânelik vardir.
Divrigi Kalesi: Mengücükogullari tarafindan 13. asirda yaptirilmistir. Iç ve dis kale olmak üzere iki bölümdür. Dis kalenin surlarinin büyük kismi yikik vaziyettedir. Iç kalede Seyfeddin Sah tarafindan yaptirilan bir câmi vardir.
EskiEserler Müzesi: 1937’de açilmistir. Selçuklu ve Osmanli devrine âit silâh, para kesesi, tekke esyâsi, kemer, taki; daha önceki devirlere âit arkeolojik bölümde porselen, seramik, cam esyâ; etnografik bölümde el sanatlari, eski giyim-kusam, yatak örtüleri gibi eserler sergilenmektedir.
Mesire yerleri: Sivas, tabiî güzellikler bakimindan çok zengindir. Yerlesim yerlerine yakin vâdi boylariyla göl kiyilari genellikle mesire yeri olarak kullanilmaktadir. Bâzilari sunlardir:


Gökpinar Gölü: Gürün ilçesi yakinindadir. Ilin önemli mesire yerlerindendir. Göl, suyunun durulugu, günün her saatinde degisen rengi ve baliginin bollugu ile ünlüdür. Konaklama tesisleriyle güzel bir dinlenme yeridir.
Hafik Gölleri: Hafik ilçesi yakininda irili ufakli göllerden meydana gelmistir. Her biri mesire yeri olup, göldeki baliklar lezzetlidir. Tabiî güzellikleriyle güzel bir dinlenme yeridir.
Egriçimen: Koyulhisar ilçesine 20 km uzaklikta ve 1700 metre yükseklikte bir yayladir. Ormanlari, serin havasi ve soguk su kaynaklari ile güzel bir mesire yeridir.
Sizir Çaglayani: Gemerek ilçesinin Sizir bucaginda Göksu Nehri üzerindedir. Bölgede gazino ve çay bahçesi vardir.
Tödürge Gölü: Zara ilçesine 25 km uzakliktaki göl, güzel bir dinlenme yeridir. Baligi boldur. Gölde kayikla dolasilir.


Koyunkaya Mesiresi: Imranli’ya 12 km mesâfede, çam ormanlari, serin havasi ve bol su kaynaklariyla güzel bir dinlenme yeridir.
Karaçayir: Il merkezine 27 km mesâfede, çam ormanlariyla kapli güzel bir mesire yeridir.
Içme ve kaplicalar: Sivas ilinde çok sayida sicak su kaynaklari vardir. Halk bunlara “çermik” demektedir. Bâzilari sunlardir:
Balikli Çermik: Kangal ilçesine 17 km mesâfede Kavaklidere mevkiindedir. Konaklama tesisleri mevcut olan kaplicanin suyu; dolasim sistemi hastaliklarina, agir olmayan kalp yetmezliklerine, yüksek tansiyona, damar sertliklerine, solunum sistemi hastaliklarina, romatizma hastaliklariyla kronik iltihapli kadin hastaliklarina iyi gelmektedir. Havuzlarda bulunan ve insanlardan kaçmayan baliklar, vücudun hastalikli bölgesine yaptiklari mikro-masaj ve salgilari ile cilt hastaliklarina; küçük yilanlarin da yilancik hastaliginin bulundugu yere sarilip sikmalari sûretiyle tedâvi ettiklerinden tavsiye edilmektedir.
Akçaagil Kaplicasi: Susehri’ne 9 km uzaklikta Akçaagil köyündedir. Konaklama tesisleri mevcut olan kaplica suyu içme olarak, karaciger, safra kesesi ve barsak hastaliklarina; banyo ile romatizma, nefrit, nevralji ve kadin hastaliklarina faydalidir.


Sicak Çermik: Yildizeli ilçesinin Direkli bucagindadir. Konaklama tesisleri mevcut olan kaplica suyu, her çesit romatizma, nefrit, nevralji ve kadin hastaliklarina iyi gelmektedir.
Soguk Çermik: Il merkezine 19 km uzaklikta ayni isimle anilan bir vâdidedir. Konaklama tesisleri olan kaplica suyu romatizma, asabî hastaliklarda ve deri hastaliklarinda faydalidir.
Ortabucak Çermigi: Sarkisla’nin Ortabucak yöresindedir. Tesisleri olan kaplica suyu, romatizma ve deri hastaliklarina faydalidir.


Ana Sayfa

 

 

 
 
 
All logos and trademarks in this site are property of their respective owner. The comments are property of their posters, all the rest © 2005 by me.
You can syndicate our news using the file backend.php or ultramode.txt