|
Sanliurfa
Müzeler ve Örenyerleri
Sanliurfa Müzesi
Sanliurfa Müzesi'nde; Harran'daki kazi çalismalarindan
elde edilen eserlerin yani sira, yöredeki diger höyüklerde
ve eski iskan yerlerindeki çalismalar sonucu ortaya çikarilan
kültür varliklari kronolojik siralama ile teshir edilmektedir.
Giris katindaki ilk salon Asur, Babil ve Hitit çaglarina
ait eserlere ayrilmistir.

Harran
Harran tarihiyle ilgili en dogru bilgiler arkeolojik kazilardan
elde edilen buluntulara dayanmaktadir. Harran adina
ilk defa, Kültepe ve Mari'de bulunan M.Ö. II. bin baslarina
ait çivi yazili tabletlerde "Har-ra-na"
veya "Ha-ra-na" seklinde rastlanilmaktadir.
Kuzey Suriye'de bulunan Ebla tabletlerinde ise Harran'dan "Ha-ra-na"
olarak bahsedilmektedir. M.Ö. II. binin ortalarina ait
Hitit Tabletlerinde, Hitit'lerle Mitanni'ler arasinda yapilan
bir anlasmaya Harran'daki Ay Tanrisinin
(Sin) ve Günes Tanrisinin sahit
tutuldugu belirtilmektedir.
Suayb Sehri
Sanliurfa'dan 88 km uzakliktaki Özkent
köyü adiyla anilan tarihi harabelerdir.
Genis bir alana yayilan ören yerinin surlarla
çevrili oldugu ve Roma devrinde insa edildigi
anlasilmaktadir. Halk arasinda Suayb
Peygamberin bu kentte yasadigina inanilir.
Burada Peygamber Makami olarak ziyaret edilen bir de magara
bulunmaktadir.
Sogmatar
Bu resim yeniden boyutlandirilmistir.
Resmin tam halini görmek için buraya tiklayin.
Asil resim 720x472 boyutlarindadir.
Sanliurfa'ya 73 km uzakliktaki kent bugün
Yagmurlu köyü adiyla anilmaktadir.
M.S.1 ve 2'nci yüzyillarda Süryaniler tarafindan
iskan edilmistir. Kökü Harran Sin Kültürüne
dayanan Sabiizm ve Bas tanri Marilaha'nin kültür
merkezi oldugu bilinen Sogmatar ören yerinin Bas
tanriya ve gezegenlere ibadet edilen ve kurban kesilen açik
hava mabedi en önemli kalintilarindan
biridir. Mabedin duvarlarinda Süryanice yazilar
ve gezegenleri tasvir eden insan rölyefleri islenmistir.
Ayrica Kalenin batisinda bulunan tepedeki kayalara
da tanrilari tasvir eden rölyefler ve Süryanice
yazilar islenmistir.
Nevali Çori
Nevali Çori adiyla taninan antik yerlesme
yeri, Sanliurfa ili Hilvan ilçesine bagli
Kantara köyünün sinirlari içerisinde
Firat nehrinin sag tarafinda ve onun bir kolu
olan Katara Deresinin yaninda yer almaktadir.
.jpg)
Kazane
Sanliurfa merkeze bagli Kazane (Ugurcuk)
yerlesim alaninin tarihi MÖ 5000-3000'e
dayanmaktadir. Çalismalar sirasinda
mimari buluntular, evler, sokaklar ve bu döneme ait eserler
bulunmustur. Bu yerlesim alaninda höyügün
tepesinde su deposu insa edilmistir. Ayrica Sümerce'yi
Akadça'ya çeviren bir alfabe bulunmustur.
Balikli Göl
(Aynzeliha Ve Halil-Ür Rahman Gölleri ) Urfa sehir
merkezinin güneybatisinda yer alan ve Ýbrahim
Peygamberin atese atildiginda düstügü
yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal baliklari
ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Urfa'nin en çok
ziyaretçi çeken yerleridir.
Ýbrahim Peygamber, devrin zalim hükümdari
Nemrut ve halkinin taptigi putlarla
mücadele etmeye, tek tanri fikrini savunmaya baslayinca,
Nemrut tarafindan bugünkü kalenin bulundugu
tepeden atese atilir. Bu sirada Allah
tarafindan atese "Ey ates, Ýbrahim'e
karsi serin ve selamet ol" emri verilir. Bu emir
üzerine, ates suya odunlar da baliga dönüsür.
Hz. Ýbrahim bir gül bahçesinin içersine
sag olarak düser. Hz. Ýbrahim'in düstügü
yer Halil-ür Rahman gölüdür. Rivayete göre
Nemrut'un kizi Zeliha da Ýbrahim'e inandigindan
kendisini onun pesinden atese atar. Zeliha'nin
düstügü yerde de Aynzeliha Gölü
olusmustur. Her iki göldeki baliklar halk
tarafindan kutsal kabul edilerek yenilmemekte ve korunmaktadir.
Camiler ve Kiliseler
Ýnanç Turizminin önemli merkezlerinden olan
Urfa'da Ulu Cami , Hasan Padisah Cami, Halil-Ür Rahman
Cami, Ýbrahim Peygamber'in Dogdugu Magara Ve
Mevlid-Ý Halil Cami, Eyyüp Peygamber Makami Ve
Kuyusu görülebilecek Camilerdir. Ýsa Kilisesi,
Der Yakup Kilisesi Urfa'nin önemli kiliseleridir.
Ulu Cami (Merkez)
Bu resim yeniden boyutlandirilmistir.
Resmin tam halini görmek için buraya tiklayin.
Asil resim 1500x1000 boyutlarindadir.
Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir sinagog
iken M.S. 435-436'da ölen Piskopos Rabula tarafindan
St. Stephon Kilisesi'ne dönüstürülmüstür.
Kirmizi renkteki mermer sütunlarin
çok olmasi nedeni ile "Kizil Kilise"
olarak da adlandirilan yapinin yerine,
1170-1175 yillarinda Nurettin Zengi tarafindan
insa edilmistir.
Anadolu'daki çok ayakli camiler grubunda olup, payeler üzerinde
kible duvarina paralel üç sira çapraz tonozlarla
örtülü, yatik dikdörtgen planlidir. On dört
sivri kemerli avluya açilan ve payeler üzerine duran
çapraz tonozlarla örtülü son cemaat yeri,
Anadolu'da ilk kez Sanliurfa Ulu Cami'nde kullanilmistir. Yapinin
sekizgen çan kulesi bugün minare olarak kullanilmaktadir.
.jpg)
Hz. Ýbrahim'in Dogdugu Magara Ve Mevlid-Ý
Halil Cami (Merkez)
Hz. Ýbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde
bulunan magarada dogmustur. Rivayete göre devrin
hükümdari Nemrut, bir rüya görür.
Sabah rüyasinda gördüklerini müneccimlerine
anlatir. Müneccimlerin "Bu yil dogacak
bir çocuk senin saltanatina son verecektir" demesi
üzerine Nemrut, halkina emir salarak o yil dogacak
bütün erkek çocuklarin öldürülmesini
ister.
Sarayin putçusu Azer'in hanimi bu magarada
gizlice Hz. Ýbrahim'i dünyaya getirir. Hz. Ýbrahim
7 yasina kadar bu magarada yasamistir.
Hz. Ýbrahim'in dogdugu magaranin içerisinde
bulunan suyun, sifali olduguna ve bir çok
hastaligi iyilestirdigine inanilir.
Balikli Göl (Halil-ür Rahman ve Ayn-i
Zeliha Gölü-Merkez)
Sehir merkezinde olup, içindeki baliklar, etrafindaki
asirlik çinar ve sögüt
agaçlari ile tabii bir akvaryum görünümündedir.
Göller, Ayn-i Zeliha ve Halil-ür Rahman olmak üzere
iki tanedir. Hz. Ýbrahim Peygamber'in, devrin hükümdari
Nemrut ve halkinin taptigi putlarla
mücadele etmeye ve onlari kirip parçalayarak
tek tanri fikrini savunmaya baslamasi üzerine
Nemrut tarafindan bugünkü Sanliurfa
Kalesi'nden atese atilir. Bu esnada Allah tarafindan
"Ey ates Ýbrahim'e karsi serin ve
selamet ol" emri üzerine ates suya, odunlar da baliga
dönüsür. Hz. Ýbrahim'in düstügü
yere "Halil-ür Rahman Gölü" denilir. Nemrut'un
evlatligi Zeliha da, Hz. Ýbrahim Peygamber'e
asik olur. Hz. Ýbrahim Peygamber için
babaligi Nemrut'a yalvarir. Hz. Ýbrahim'in
atese düstügünü görünce
Zeliha da kendini atese atar. Zeliha'nin düstügü
yere de Ayn-i Zeliha Gölü denir.
Hz. Eyyüp Peygamber ve Makami (Merkez)
Hz. Eyyüp peygamberin, M.Ö. 2100 yilinda
Suriye'de Sam ile Ramla arasinda üst diyari
denilen ülkenin Desniye köyünde dünyaya geldigi
rivayet edilmektedir. Cüzzam hastaligina
tutulan Eyyüp Peygamber, Rahime adli karisi
ile magarada çile çekmeye devam ederek Allah'a
ibadetten vazgeçmez. Bütün istiraplarina
ragmen Allah'a asi olmaz. Sonunda, Eyyüp Peygamber imtihani
kazanir, Allah tarafindan belirtilen sifali
su ile yikanarak iyilesir, hanimi ile
kendisine mal ve evlat ihsan edilerek daha sonra uzun müddet
yasar. Sanliurfa merkezinde bulunan Hz. Eyyüp
peygamberin çile çektigi magara, Eyyüp
Peygamber Makami olarak ziyaret edilmektedir.
Eski Ömeriye Cami (Merkez): Sanliurfa merkezinde
bulunan bu caminin, mevcut kitabeleri onarim devrine ait
oldugundan insa tarihi bilinmemektedir. Halk arasinda
adina dayanilarak caminin Hz. Ömer tarafindan
yaptirildigi söylenmektedir.
Son cemaat yerinin dogu duvarinda yer alan kitabede caminin
1301 tarihinde Muhammed Aga tarafindan tamir edildigi
yazilidir. Bu kitabedeki tarih Ömeriye
Caminin Urfa'nin en eski camilerinden biri oldugunu göstermektedir.
.jpg)
Halil-Ür Rahman Cami (Döseme Cami-Makam Cami-Merkez):
Halil-ür Rahman Gölünün güneybati kösesinde
yer alan cami, medrese, mezarlik ve Hz. Ýbrahim'in atese
atildiginda düstügü makamdan meydana gelen bir külliye
halindedir. Cami, M.S. 504 tarihinde (Bizans dönemi) Urbisyus'un
maddi yardimlariyla monofistler adina yaptirilan Meryem Ana Kilisesi
üzerine XIII. yy.da Eyyübiler devrinde insa edilmistir.
Caminin güneydogu kösesine bitisik kare gövdeli kesme
tas minarenin bati cephesindeki kitabede, Eyyübilerden Melik
Esref Muzafferiddin Musa'nin emriyle 1211 yilinda yaptirildigi yazilidir.
Rizvaniye Cami (Zulumiye Cami-Merkez)
Halil-ür Rahman Gölünün kuzey kenarinda
yer alan cami, Bizans devrine ait St. Thomas Kilisesi'nin yerine
Osmanlilarin Rakka Valisi Rizvan Ahmet Pasa
tarafindan 1716 yilinda yaptirilmistir.
Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ve Rahime Hatun Türbeleri (Eyyüp
Nebi Köyü-Viransehir)
Hz. Eyyüp Peygamberin mezarinin, Viransehir
ilçesinden 12 km uzaklikta Eyyüp Nebi Köyü'nde
oldugu rivayet edilmektedir. Hz. Eyyüp 7 yil çile
çektikten sonra kendisine Allah tarafindan nail olunan
sifali su ile yikanip yaralarindan
kurtulur. Daha sonra esi Rahime Hatunla birlikte Eyyüp
Nebi Köyünde yasar. Her ikisinin türbesi de
bu köyde bulunmaktadir.
Eyyüp Peygamberi görmek için 3 ay yol yürüyen
ve çok yakinina geldigi halde göremeden ölen Hz.
Elyasa'nin kabri de ayni köydedir. Rivayete göre; IV.
Murat Bagdat seferinde iken Eyyüp Nebi Köyünde mola
verip bir gece konaklar. Rüyasinda birisi kendisine "Kaldigin
yer Eyyüp Peygamberin makamidir. Sabah kalktiginda atinin kisneyerek
ayagini üç defa vurdugu yere bir cami ile türbe
yaptir." der.
.jpg)
Yine özellikle yöre halki tarafindan anlatilan
baska bir rivayete göre Eyyüp Peygamberin sirtini
sürdügü kutsal bir kaya kütlesi de bu köyde
bulunmaktadir. Hz. Eyyüp Peygamberi ziyarete gelenler
önce Hz. Elyasa'yi (Hz. Eyyüp, "Beni ziyarete
gelenler önce Hz. Elyasa'nin türbesini ziyaret
etsin" demistir.) sonra Hz. Eyyüp'ün türbesini,
daha sonra Rahime Hatunu ve en son da sirtini
sürdügü kutsal tasi ziyaret etmektedir.
Suayb Sehri (Harran): Harran'a 45 km mesafede, bir ören
yeri olup mevcut kalintilar Roma Devrine aittir. Yüzlerce kaya
mezari üzerine kesme taslardan yapilar insa edilmistir. Bu
yapilarin bazi duvar ve temel kalintilari günümüze
kadar gelebilmistir. Suayb sehri harabeleri arasinda bir magara,
Suayb Peygamberin makami olarak bilinmektedir.
Ulu Cami (Harran): Harran Höyügünün
kuzeydogu eteginde yer alan Ulu Cami, 744-750 yillarinda Emevi Hükümdari
II. Mervan tarafindan yaptirilmistir. Ünlü medresesi,
hamami, hastanesi ile bir külliye halinde oldugu tahmin edilmektedir.
Anadolu'nun en eski ve en büyük camisi olmasi bakimindan
önem arz eden caminin Selçuklu dönemindeki onarimlarindan
kalma mimari parçalari, tas süsleme sanatinin son derece
güzel örneklerindendir.
Der-Yakup Kilisesi (Nemrut'un Tahti-Merkez)
Urfa Kalesinin batisinda Damlacik sirtlarinda
kurulmus olan bu yapinin Hiristiyanlik
dininin dogusundan sonra yaptirilan ilk
kiliselerden oldugu bilinmektedir. M.S. 38 yilinda
Hiristiyan olan Süryaniler tarafindan kurulmus
oldugu tahmin edilmektedir. Buraya Nemrut'un tahti da
diyenler oldugu gibi Nemrut'un mezari diyenler de vardir.
Halk arasinda Apgarin Dagi da denir. Süryaniler
buraya Deyro D'Nalsotho (Ruhlarin Manastiri)
demislerdir.
Deyr-i Mesih (Ýsa Kilisesi-Merkez): Bu kilise Tilfindir
Mahallesindedir. Hiristiyanlik tarihinin ilk kiliselerinden
olup M.S. 38 yilinda Süryaniler tarafindan
yapilmistir. Evliya Çelebi Hz.
Ýsa'nin Urfa'ya geldigini ve bu kiliseyi ziyaret
ettigini, bu nedenle buraya Deyr-i Mesih (Ýsa Kilisesi)
denildigini yazmaktadir.
Harran (Harran): Din ve dilleriyle en eski milletlerden
biri sayilan Ýbraniler, tek tanriya inanan bir din anlayisini
ilk gerçeklestiren kavimdir. Kutsal kitaplarda anlatilan
Sami asilli Yahudi kavmi, Tevrat'a göre Yehova Ýbranilerini
yöneten Ýbrahim Peygambere "Kabileni al ve baba
evini (Ur sehri simdiki Urfa) birak, gösterecegim ülkeye
git. Orada kavmini büyük bir millet yapacagim." denmistir.
Yine Tevrat'ta "Abram Harran'dan gittigi vakit, 75 yasinda
idi" denilmektedir. Hz. Ýbrahim'in evinin kentin ortasinda
bulunan höyügün kuzey eteklerindeki kalintilar arasinda
bulundugu bilim çevrelerince iddia edilmektedir.
Köprüler ve Su Kemerleri
Karakoyun Deresi
Karakoyun deresinin tarihteki adi Deysan Irmagidir. Urfa'nin batisindan
dogan, sehir içersinden geçerek Harran Ovasi'nda Cüllap
Irmagiyla birlesen bu dere günümüzde kurumus bir
durumdadir. Karakoyun Deresi üzerinde batidan baslamak üzere
doguya dogru; Hizmali Köprü, Millet Köprüsü,
Jünstinyen Su Kemeri, Samsat Köprüsü (Eski Köprü),
Haci Kamil Köprüsü, Beg Kapisi Köprüsü
(Kisas Köprüsü) ve Demir Köprü bulunmaktadir.
.jpg)
Karakoyun Su Kemeri
Millet Köprüsü ile Samsat Köprüsü
arasindadir. Bizans imparatoru Jünstinyen tarafindan
525 senesinde yaptirildigi tahmin
edilmektedir.
Urfa Kalesi
Kentin güneybati kesiminde, Halil-ür Rahman ve
Ayn-i Zeliha Göllerinin güneyindeki Damlacik
Dagi üzerindedir. Dogu, bati ve güney
tarafi kayadan oyma derin savunma hendegi ile çevrili,
kuzey tarafi ise sarp kayaliktir.
Çesmeler
Firuz Bey Çesmesi
Ulu Caminin dogusuna bitisik olan Eyyübi Medresesinin
güney duvarinda yeralan çesme 1781 tarihinde
Firuz Bey tarafindan yaptirilmistir.
Medreseden günümüze sadece 1191 tarihli kitabesi
kalmistir. Ayni yerde bugün görülen
tek eyvanli medrese, Eyyübiler Devri medresesinin üzerine
1781 tarihinde Nakibzade Haci Ýbrahim Efendi tarafindan
yaptirilmistir.
Hamamlar
Urfa'da Osmanli Dönemi'nden kalma 8 hamam bulunmaktadir. Bunlar;
Cincikli, Vezir, Saban, Velibey, Eski Arasa, Serçe ve Sultan
hamamlaridir.

Hanlar ve Çarsilar
Urfa'da Osmanli Dönemi'nden kalma çok sayidaki
hanin en güzel örnekleri Gümrük Hani,
Haci Kamil Hani, Mençek Hani, Topçu
Hani, Bican Aga Hani, Millet Hani ve Barutçu
Han'dir.
Sanliurfa'nin Osmanli döneminden
kalma is hanlari ve çarsilarindan
olusan eski ticaret merkezi Gümrük Hani civarinda
yogunluk göstermektedir. Kazaz Pazari (Bedesten),
Sipahi Pazari, Koltukçu Pazari, Pamukçu
Pazari, Oturakçi Pazari, Kinaci
Pazari, Biçakçi Pazari,
Kazanci Pazari, Neccar Pazari, Ýsotçu
Pazari, Demirci Pazari, Çulcu Pazari,
Çadirci Pazari, Saraç Pazari,
Attar Pazari, Tenekeci Pazari, Kürkçü
Pazari, Eskici Pazari, Keçeci Pazari,
Kokaci (Kovaci) Pazari, Kasap Pazari,
Boyahane Çarsisi, Kavafhane Çarsisi,
Hanönü Çarsisi, Hüseyniye
Çarsilari Gümrük Hani
civarinda yer alan ve günümüzde de tarihi
özelliklerini koruyan önemli alis veris
yerleridir.
Ornitoloji
Dünyada soyu tükenmekte olan ve Türkiye'de yalnizca
Birecik'te yasayan Kelaynaklar Sanliurfa yöresindeki
hayvan türlerinden en ilgincidir. Ýbidae soyundan olan
Kelaynaklar bas ve gerdanlari tüysüz oldugundan
bu adla anilmaktadir. Birecik'ten baska Fas
ve Cezayir'de yasayan Kelaynaklar kis aylarinda
Etiyopya ve Madagaskar'a göç ederler ve subat
ortasindan baslayarak Birecik'e gelirler. Kayalik
yamaçlarda yuva kurar, yumurtlama döneminden sonra temmuz
ayi ortalarinda geri dönerler. Birecik'te her
yil Kelaynak Festivali düzenlenmektedir.
Geleneksel Urfa Evleri
Urfa evleri genellikle harem (halk harem der) ve "oda"
denilen selâmlik kismi olmak üzere
iki bölümden olusurlar. Bazen bu iki bölüm,
aralarindan bir duvarla ayrilmis ve sokak
tarafindan ayri birer kapilari olan
müstakil iki ev görünümünü verdikleri
gibi, bazen de tek kapiyla girilen selâmlik
bölümünden sonra ikinci bir kapiyla harem
bölümüne geçilen bir plan gösterirler.
Haci Hafizlar Evi
Kara Meydan semtindedir. Postahanenin güneyine bitisik
olan bu ev, harem ve selâmlik bölümlü
olup geleneksel Urfa evlerinin birçok özelligini
üzerinde toplamaktadir. 1888 yilinda insa
edilen bu tarihi ev Kültür Bakanligi'nca
restore edilerek Devlet Güzel Sanatlar Galerisi haline getirilmistir.

Sakibin Köskü
1796-1876 yillari arasinda yasayan Sair
Sakip Efendi tarafindan yaptirilan bu
konak Halepli Bahçe içerisinde bulunur. Nedim Efendi
Konagi gibi harem ve selâmlik olarak genis
bir alana yayilir. 1985 yilinda Sanli
Urfa Belediyesi'nce tamir ettirilmistir.
Küçük Haci Mustafa Hacikamiloglu
Konagi
(Vilayet Konukevi) : Sanli Urfa Merkezinde, Vali Fuat
Caddesi'nin (Büyükyol) Balikligöl'e
yakin kesiminde Selahattin Eyyubi Caminin batisindadir.
Bu tarihi konak 19. yüzyilin ikinci yarisinda
insa edilmistir (1890 yillari). Harem
ve selamlik bölümleri vardir. Konakta insaat
malzemesi olarak ünlü Urfa Tasi kullanilmistir.
Ana
Sayfa
|