Ana Sayfa

Adana
Adiyaman
Afyonkarahisar
Agri
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydin
Balikesir
Bartin
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankiri
Çorum
Denizli
Diyarbakir
Düzce
Edirne
Elazig
Erzincan
Erzurum
Eskisehir
Gaziantep
Giresun
Gümüshane
Hakkari
Hatay
Igdir
Isparta
Istanbul
Izmir
Kahramanmaras
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kirikkale
Kirklareli
Kirsehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Mugla
Mus
Nevsehir
Nigde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Sirnak
Tekirdag
Tokat
Trabzon
Tunceli
Sanliurfa
Usak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
 

 
 
 
 
 

 

Hakkari

HAKKARIDEKI TARIHI ESERLER

Kaya Resimleri


Arastirmaci Muvaffak Uyanik, Hakkari bölgesinin batisinda yer alan "Guveruk" ve "Tirsin" yaylalarinda, kayalar üzerine kazinarak çizilmis binlerce kaya resmi bulmustur. Adeta açik hava müzesi niteliginde olan ve çok genis bir alana yayili bulunan bu zengin resimlerin benzerligine, doguda Azerbaycan ve Kobistan bölgesinde kayalar üzerine çizilen yaklasik 4.000 Adet resimde rastladigimiz gibi güneyde de Filistin bölgesinde kayalar üzerine çizilen yüzlerce kaya üstü resimde rastlariz. Guveruk ve Tirsin yaylalarindaki kaya üstü resimleri , yaklasik olarak M.Ö. 6.000-1.000 yillarina tarihlen dirilmektedir. Ancak bu resimlerin büyük bir kisminin daha sonraki devirlerde de çizildikleri anlasilmaktadir. Buradaki tasvirlerin büyük çogunlugu stilize edilerek yapilmislardir. Buna karsilik, o devirlerde bölgede yasayan zengin av hayvanlari hakkinda yine de küçümsenemeyecek önemli bilgiler vermektedir. Resimlerin büyük bir kismini, Dag keçileri, bizon, çesitli av hayvanlari avda kullanilan tuzak sahneleri, sihir ile ilgili motifler, stilize edilmis sekiller ve eski yari-göçebe Türk boylarinin kullanmis olduklari amblemler meydana getirmektedir.Özellikle daha genç devre ait stilize adilmis resim ve amblemler, kuzeyde Erzurum yakinlarindaki "cunni" magarasindaki resim ve amblemlerle, daha batida ise Kütahya yakinlarindaki Aizani tapinaginin duvarlarindaki büyük tas bloklari üzerine hayvan resimleri ile çok büyük bir benzerlik göstermesi yönünden ilginçtir. gerek cunni magarasindaki resim ve amblemleri ve gerekse Kütahya yakinlarindaki Aizani tapinaginin tas duvarlari üzerine çizilen hayvan sahnelerini eski Türk boylarinin yapmis oldugu kesindir. ayrica, bu bölgedeki tasvirlerin Anadolu disindaki benzerlerine ise, Azerbaycan, Kobistan ve hatta Sibirya'da son yillarda kesfedilen binlerce kaya üstü resmi meydana getirir. görüldügü gibi, çok genis bir cografi bölgeye yayilmis olmasina ragmen, sekil ve muhteva yönünden birbirinin benzeri olan bu resimlerin, eskiden göçebe ve yari göçebe Türk boylari tarafindan yapilmis olduklari bugün artik yerli ve yabanci bilim adamlarinca kesinlikle kabul edilmistir.dolayisiyla tarih öncesi dönemlerde bile , Anadolu ve özellikle Dogu Anadolu bölgesi ile Azerbaycan ve Asya bozkirlari arasindaki kültür ve sanat merkezleri arasinda kopmaz bir birligin oldugu açiktir.Bu durum ayrica, tarih öncesi devirlerden yeni zamanlara kadar Orta Asya'dan Anadolu'ya devamli olarak göçlerin yapildigini da açiklar.


1997 yilinda yapilan kazi

TAS KÖPRÜ

Semdinli ilçe merkezine 12 km, Nehri köyüne 4 km mesafede Semdinli deresi üzerinde kurulmustur.

Yüksek daglarin arasinda derin bir vadide yer alan köprü kuzey güney istikametinde tek açiklik halinde her iki ayagi kayaliklara oturmaktadir. Köprü yüksekligi 10.80 m, uzunlugu 21.20 m, genisligi ise 2.90 m ölçülerini ihtiva etmekte olup tek gözlü, yolu egimli köprüler gurubuna girmektedir.

Köprünün düzgün kesme tasla yapilmis sivri kemerli açikligi oldukça yüksek tutulmustur. Iki tarafa egimli yolu da, kenarlardan birer sira halinde dizilmis kesme taslarla olusturulmustur. Korkuluklarla sinirlandirilmis üzeri sonradan betonla kaplanmistir. Dolgu ve tampon duvarlar moloz taslarla örülmüs, dogu yüzü, kemerli açikligin kösesine açilmis birer nisle hareketlendirilmistir. Bugün köprünün iki yanindaki zeminle irtibatini saglayan dolgu duvarlar kismen yikilmis dallarla egreti yapilmis, kaplamayla geçis saglanmaktadir.

Köprünün kemer ve gözlerinin iç kisimlarinda kesme tas, dolgu ve tampon duvarlarda moloz tas malzeme kullanilmistir.

Kitabesi bulunmayan köprü mahalli kaynaklara göre Nehri’deki Kelat Sarayi’ni da yaptiran Seyyit Mehmet Siddik tarafindan yaptirilmistir. Buna göre köprü 19. yüzyil sonlarinda yapilmis olmaktadir.

ÇAY KALESI

Sehrin güney tarafinda 7-8 km. uzaklikta bulunmaktadir. Kale denizde 2025 m yükseklikte sarp ve kayalik bir tepe üzerinde yer almaktadir. Kaleye hem kuzeyde hem de güney tarafindan tirmanmak mümkündür. Günümüzde kuzey kenarinda yariya kadar araba için yol açilmis olup geri kalan kismi tirmanma yoludur. Kayalik kismi merdiven gibi yapilmis olup buda çikisi kolaylastirmaktadir.

Kalede mimari doku büyük ölçüde tahrip oldugundan bunu tam olarak ortaya koymak mümkün olmamaktadir. Ancak en üst kesiminde moloz taslar ve hurasan harci ile tutturulmus duvar izlerine rastlanmistir. Etrafa dagilmis seramik parçalarindan demir çagindan ortaçag sonlarina kadar burada yerlesimin olduguna isarettir. Tugla ve seramikler disinda üzerinde harç ve süslemeler olan bir t5as parçasi ile üzerinde kazinmis ters lale motifler kalenin kalenin diger kalintilarini teskil eder.

Tarihi kaynaklarda Hakkari Beylerinden Malik Beyin Bay Kalesinden hüküm sürdügü belirtilmesi Hakkari tarihinde buranin önemini belirtir.

ÇÖLEMERIK KALESI

Hakkari merkezinde kuzey güney uzanan, yüksekligi100-200 m. bir tepe üzerinde kurulmustur.

Kaleden günümüze hiçbir kalintiya rastlanmamistir. Bu nedenle mimarisi hakkinda hiçbir fikir ileri sürmek mümkün olmamistir. Ancak gerek Evliya Çelebi ve gerekse diger tarihi kaynaklarda Hakkari kalesinin mevcudiyeti vardir.

ZEYNEL BEY MEDRESESI

Medrese Hakkari'nin Güleres mahallesinde bahçeler içinde bir dere kenarinda yer almaktadir.

Bu gün büyük ölçüde yikilmis olan medrese Hakkari Beylerinden ayni zamanda Kanuni sultan Süleyman ve II.Selimin mahzeretine nail olmus Zeynel bey tarafindan yaptirilmistir. Zeynel Bey 1560-1578 yillari arsinda Hakkari Beyliginde kalmistir. Muhtemelen medreseyi bu tarihler arasinda yapmistir. Iranlilarla yapilan bir savas sirasinda 1585 yilinda marendde sehit düsen Zeynel Bey’in nasi 1587 de Çölemerike nakil edilerek kendi yaptigi medresenin avlusuna gömülmüstür.

Medrese kuzey güney dogrultusunda 22.20x117.20 m. ölçülerinde dikdörtgen bir alana oturmaktadir. Bu gün temiz olarak kalmadiginda planini yapmak mümkün degildir. Ancak ortada bir avlu ve bunun dört tarafina siralanan medrese odalari yer anlasilabilmektedir. Kuzey kösesinin ortasi avluya gitmekte, giris bölümünün iki yerinde köselerde birer oda yer almaktadir. Bunlardan kuzey batidaki Zeynel Beye ait mezarin bulundugu oda olabilir. Avlunun oldugu ve bati kenarlarinda ikiser, güney tarafinda üç oda yer alir. Odalar kare ve dikdörtgen planli olup üzerlerinde besik tonuz ile örtülüdür. Medresenin tamaminda moloz tas ve yontma taslar kullanilmistir.

Ayrica medresenin etraflarinda bazi süslemeli mimari parçalar ile çogu kirilmis mezar taslarina rastlanmistir. Medresenin kazi ve restorasyonu yapildiginda Hakkari önemli bir yapisina kavusmus olur.

MEYDAN MEDRESESI

Hakkari merkez biçer mahallesinde bulunmaktadir. Vakiflar genel müdürlügü tarafindan 1984 yilinda yapilan onarimdan sonra ayaktadir. Medresenin giris kapisindaki kitabenin üzerinde H.1112.M.1700-1701 tarihinde yaptirildigi anlasilmaktadir. Kitabede kim tarafindan yapildigi belirtilmemekle beraber, Hakkari hükümetinin yöneticisi olan Izzetin oglu Ibrahim Bey tarafindan yapilmis olabilir.

Medrese 23.40mx18.25m dis ölçülere sahip kareye yakin dikdörtgendir. Avlulu, iki katli ve iki kanatli medreseler grubuna girmemektedir. Yapiya güney cephesinin güneyinde girilmektedir.

Avlunun dört yanini iki kat halinde revaklar dolanmaktadir. Alt kat revaklari degisik baslik ve sekilleri olan sütunlara ikinci kattakiler ise payelere oturmaktadirlar. Revak gözleri sivri kemerli, bölümleri ise tonoz örtülüdür.

Avlunun dogu bati tarafinda asimetrik olarak sivalanan medrese duvarlari yer almaktadir. Bati tarafinda hem alt hem de üst katta birbirine yakin ölçülerde üzerleri besik tonoz örtülü dörder oda yer alir. Oda kapilari dikdörtgen biçiminde küçük revaklar açilmaktadir. Bu odalarin bati kenarlari mangal pencere diger duvarlarina da dolap nisleri ve ocak yerlestirilmistir.

Dogu kanatta ise alta üç üstte iki oda yer almaktadir. Bu odalar ötekilerden daha genis tutulmus, kuzey kenarlarinda dershane ve mescit olarak kullanilmistir. Her iki katinda bu kenarlarinda kuzeye açilmisbirer mihrap nisi bulunmaktadir. Alt kat mescit mihrabi yarim daire planli nis seklinde üst katin ki ise üstten üç delikli kemerle taslandirilmis seklindedir diger üst kat mescidi büyük tutuldugundan geriye kalan kismi bir oda, alt katta ise iki oda yerlestirilmistir. Bu odalarda da dolap nisleri, ocak ve mazgal pencereler açilmistir küçük tutulmus kapilari düz lentulu ve avluya açilmaktadir.

Düzgün kesme taslarla yapilmis yapinin güney cepheyi hareketlendiren tas yaprak, sivri kemerli bir görüntü seklindedir. Kapi köseden helezonik yivli bir kaval silme ve bunu takip eden mukarenasli bir bordürle kusatilmistir. Bunu ortasinda oldukça küçük tutulmus, üstte ve yanlarda yekpare blok taslarla olusturulan kapi, distan kabartma vazo ve çiçeklerle süslenmis üç yandan dolanan bir bordürle sinirlandirilmistir. Gerek mukarnasli ve gerekse içteki bu berdür kahverengi taslarla olusturuldugunda ayrica cepheyi hareketlendirmektedir.

Kapinin üst kesimine dikdörtgen kitabe yerlestirilmistir kitabe mermer üzerine yerlestirilmistir. Diger cepheler alt ve üst katlara açilmis pencereler disinda oldukça hareketsizdir.

Yrd. Doç Dr. Mehmet Top'un Meydan Medresesiyle ilgili yazisi

Ihsan Çölemerik'in Meydan Medresesiyle ilgili yazisi

KIRMIZI KÜMBET ZAVIYESI

Güleres baba mahallesinde mezarligin bulundugu sirtin güney tarafinda yer almaktadir. Günümüzde yapi oldukça harap ve yikilmis vaziyettedir. Kalan duvar kalintilarindan planini belirtmek mümkün olmustur.

Yapi, dogu bati dogrultusunda dikdörtgen planli olup, 16.50mx11.80m dis ölçülere sahiptir. Yapiya bati cephesinin kuzey kösesinde bir kapi ile girilmektedir. Burada doguya dogru genisleyen bir hole geçilmektedir. Bundan baska kapilar hol’e açilan dogu ve güney taraftan dört oda yer almaktadir. Bu odalar kare ve dikdörtgen planli bir özellik tasimaktadir. Yapilan yüzey arastirmasinda, yapida firuze renkli çini parçalarina rastlanmistir. Bununda kazisinin yapilmasi halinde yapi tam olarak ortaya çikabilecektir.

HALIL KILISESI

Hakkari'ye 10 Km mesafede ana yol kenarindaki Halil mevkiinde bulunmaktadir. Nasturiler ait olan yapinin üzerinde kitabe ve süsleme mevcut olmadigindan, hangi tarihte kim tarafindan yapildigi bilinmemektedir.

Kilise6.70mx13.70m dis ölçülerine sahip, dogu bati dogrultusunda uzanan dikdörtgen planli ve iki bölümden olusmaktadir. Batidaki birinci bölüm daha büyük tutulmus. Buraya bati cephesinden bir kapi vasitasiyla girilmektedir. Bu bölümün üzeri dogu bati dogrultusunda uzanan besik tonozla örtülmüstür. Duvarlara dolap nisleri açilmistir.

Dogudaki ikinci bölüme birinci daha büyük olan birinci bölümden iki kapi vasitasiyla geçilmektedir. Kapilardan biri ortaya yakin yerde sivri kemerli bir girinti içerisinde, sivri kemerli bir açiklik seklinde, digeri ise güney kösesinde sivri kemerli açiklik biçimindedir. Oda kuzey güney istikametinde dikdörtgen biçimli ve tonoz örtülüdür. Bu bölümün dogu duvarina kapi eksenine gelecek sekilde sivri kemerli bir nis yerlestirilmistir. Yan duvarlarda dolap nisleri bulunmaktadir.

Yapinin tamaminda tas malzeme kullanilmis olup, dis cephelerde düzgün sirali kaba yönü taslar görülmektedir. Yapi oldukça saglam distan düz toprak dam örtülüdür.

DERAV KILISESI

Zap vadisinde üzümcü köyünü ilerisin de derav mevkiinde bulunmaktadir. Zap suyunun karsi taraftaki sirtta egimli bir arazide kurulmustur. Nasturilere ait oldugu kabul edilen yapinin üzerinde kitabe veya süsleme olmadigindan yapinin tarihi ve dönemi bilinmemektedir. oldukça küçük olan yapi 6.85mx10.00m dis ölçülere sahip oldugu bati dogrultusunda uzanan dikdörtgen bir plandir. Dogu bati dogrultusundan dikdörtgen planli odanin üzeri besik tonozla örtülüdür. Bati tarafi açilmis mazgal pencerelerden yapi aydinlatilmistir. Ikinci odaya buradan sivri kemer açimlikli iki demir bir kapidan girilmektedir. Burasi kuzey güney dogrultusunda dikdörtgen planli ve besik tonoz ile örtülüdür. Dogu tarafindan besik tonoz kayliklara oturmaktadir. Iki yan duvarina dolap nisleri açilmistir. Yapinin tamami moloz taslar ve kayalardan yapilmistir. Distan üzeri toprakla örtülüdür, yer yer duvarlari yikilmistir. Buna ragmen saglam bir yapidir.

KELAT SARAYI

Semdinli'ye 17 km uzakliktaki eski ilçe merkezi Nehri'nin güney batisinda dere kenarinda kurulmustur. saray(konak) büyük ölçüde yikilmis olup halen ayakta kalan iki kemer ve bir duvar bulunmaktadir.

Üç katli ve muntazam bir yapi oldugu günümüzde güney duvari kismen ayakta kalmis diger kisimlari tamamen yikilmistir. Sarayin dogu cephesinde her kata dokuzar pencere açildigi, kuzey cephesinde ise ortada üç kata tekabül eden sivri kemerli iki açiklik, bunun yanindaki katlarda da üçer pencere açildigi görülmüstür. Yapi kuzey güney dogrultusunda dikdörtgen planli oldugu ve üç katli oldugu anlasilmistir.

Sarayin günümüze kadar ayakta kalan güney duvarindaki kalintilardan, cephenin ortada kapi ile bunun yanindaki pencereler ile hareketlendirdigi görülmektedir. cephenin ortasindaki kapi anitsal bir portakal seklinde düzenlenmistir.Iç içe kademelendirme yapan sivri kemerli açikliga sahip kapi distan tasintili kusatma kemeri ile sinirlandirilmistir.

Sivri kemer özengi seviyelerine ise kademeli yerlestirilmis iki kademeli konsolsu çikmalarla vurgulanmistir. kapinin iki yanindaki yüzeylerde biraz üst kisimda yer alan pencereler,dik dörtgen çerçeveli olup, sivri kemerde son bulmaktadir.

Konagin ayakta kalan kalintilarinda duvarlarin düzgün kesme taslar kalkandan ( kireç tasi ) yapilmistir.

Yapinin kesin tarihini veren kitabe ve herhangi bir yazili belge mevcut degildir. ancak mahalli kaynaklara göre Seyit Ahmet Siddik tarafindan yaptirildigi bilinmektedir.

Seyit Taha-i Hakkari'nin torunlarindan olan Seyit M.Siddik,Seyit Übeydullah'in oglu olup 1878-1903 yillari arasinda yönetimde etkili olmustur.

KAYME SARAYI

Saray Nehri'deki eski yerlesmelerin kuzey tarafinda, bugünkü köy evlerin batisinda yer almaktadir. iki katli yapilmis olan saray,18.80+24m.ölçülerinde kuzey güney dogrultusunda dikdörtgen bir alana oturmaktadir.Günümüzde sarayin kuzey ve bati duvarlari ekseriyetle,dogu ve güney duvarlari kismen ayakta kalabilmis,örtüsü tamamen yikilmistir.

Yapinin zemin ve birinci katlari birbirinin ayni, ortada dikdörtgen iki salon ile bulundugu bati taraflarinda siralanmis dörder odadan meydana gelmistir. Sarayin kuzey ve güney cephelerinde ortalarina açilmis kapilardan girilmekte,odalara hem salondan hem de birbirlerinden geçmektedir.

Yapinin yikilmis dogu cephesi disindaki kuzey güney ve bati cephelerinin kapi ve pencerelerle hareketlendirildigi görülmektedir.kuzey cepheye sivri kemerli bir girinti içerisindeki, sivri kemer açiklikli kapi ile bunun iki yaninda altli ve üstlü olmak üzere dört pencere açilmistir. pencereler bir girinti içerisinde yer almaktadir. ayrica kapinin üzerinde üst kasa açilan ahsap konstrüksiyonlu bir balkon oldugu anlasilan açiklik bulunmaktadir.

yine bu cephede tek süsleyici unsur olarak karsimiza çikan kapi kusatma kemerinin sag ve sol üst köselerine birer kitabe yerlestirilmistir. Kitabeler mermer üzerine ikiser satir halinde sülüs hatla yazilmistir.

Sagdaki kitabede; (1332-1910) tarihi yazili olup su ibare yazilmistir.

"deki kapilarinda hamd vardir.

Oraya emniyet ve selametle giriniz "

"Bu ev (girenlere) esenlik verir.

Bakanlara hicri"1330 tarihini (1909) müjdele" ibaresi yazilidir.

Yapinin bati cephesinde altli üstlü sekizer pencere ile hareketlendirilmistir.Pencereler birbirinin ayni, sivri kemerli bir girinti içerisinde yuvarlak kemerli açiklik seklindedir.Güney cephesinde ise sadece kapi ve pencerelerin yerleri belirlenebilmektedir.

Bunun disinda büyük ölçüde yikilmis vaziyettedir. Sarayin cephelerinde düzgün kesme tas,

içteki odalarin bölme duvarlarinda moloz tas malzeme kullanilmistir. Cephelerindeki düzgün kesme tas isçilik dikkat etmektedir.

Yapinin kuzey cephesinde giris kapisi sag ve sol köselerine birer tane kitabe yerlestirilmistir.sagdaki kitabede H.1332 (1911) soldaki kitabede H.1330 (1909) tarihi yer almaktadir.Buna göre Nehri'deki Kayme sarayi 1909-1911 tarihleri arasinda insa edilmistir.

Kitabelerde, yaptirana iliskin herhangi bir isim yer almamakla beraber Seyit Übeydullah'in oglu Seyit Abdullah tarafindan yaptirildigi kabul edilmektedir


Ana Sayfa

 

 

 
 
 
All logos and trademarks in this site are property of their respective owner. The comments are property of their posters, all the rest © 2005 by me.
You can syndicate our news using the file backend.php or ultramode.txt