|
Gaziantep
GAZIANTEP KALESI
Kalenin yapim tarihi kesin olarak belli olmamakla birlikte, Roma
döneminde bir gözetleme kulesi olarak yapildigi ve zaman
içerisinde genisletildigi anlasilmaktadir. Bugünkü
görünümünü ise M.S. 6.yüzyilda Bizans
imparatoru Justinyanus döneminde almistir. Daire planli, 1200
metre uzunlugunda ve 12 burca sahip olan Kalenin içinde
Mehmet Gazalinin türbesi, bir cami ve hamam yer alir.
Ayrica, yer altinda dehlizler ve irmaga inen yollar oldugu sanilmaktadir.
.jpg)
GAZIANTEP EVLERI
Antep evlerinin büyük çogunlugu merkez
ilçe Sahinbeyde bulunmaktadir. Geleneksel
mimarinin en güzel örneklerini olusturan bu evler,
yörenin iklimine uygun olarak, dar sokaklar boyunca bitisik
nizamda, duvarla çevrili, iki katli, avlulu, eyvanli
olarak insaa edilmislerdir. Evlerin kapilari
ve pencere kapaklari geleneksel ahsap isçiliginin
özgün örneklerini olusturur.
ÖMERIYE CAMII
Dügmeci Mahallesinde bulunan caminin yapim
tarihi belli olmamakla birlikte, 1210 yilinda onarim
gördügü kayitlardan anlasilmaktadir.
Yapinin taç kapisi ve mihrabi
renkli taslarla örülmüstür. Minare
serefesinin korkuluklari da tas isçiliginin
güzel örneklerin yansitmaktadir.
BOYACI CAMII
Tabakhane Mahallesinde yer alan caminin yapim tarihi
belli olmamasina ragmen, Ali adinda bir marangoz
tarafindan yaptirildigi kayitlardan
anlasilmaktadir. Müezzin mahfiline çikan
merdiven üzerinde 1213 tarihi okunmaktadir. Yapinin
bu tarihte onarim gördügü düsünülmektedir.
SEYH FETULLAH CAMII
Kepenek Mahallesinde yer alan Cami Asagi Seyh Camii diye
de anilmaktadir. Yapinin banisi olan Seyh Fetullahin Hz. Ebubekirin
soyundan geldigi düsünülmektedir. Selçuklu
mimarisinin özelliklerini gösteren eser özgün
halini korumaktadir
.jpg)
KURTULUS CAMII
Gaziantepin Tepebasi Mahallesinde yer alan yapi,
1892 yilinda kilise olarak insaa edilmistir.
Kilise ve hapishane olarak kullanildiktan sonra camiye
çevrilmistir. Özgün mimari özelliklerini
koruyan eser Gaziantepin en büyük camileri arasinda
yer almaktadir.
ZINCIRLI BEDESTEN
Halk arasinda "Kara Basamak Bedesteni" olarak
da anilan yapi, 18.yüzyilda insaa
edilmistir. Bes kapiyla disariya
açilan bedestende 80 dükkan bulunmaktadir.
Gaziantepteki ticari hayatin önemli mekanlarindan
bir olan eser 18.yüzyilin mimari özelliklerini
göstermektedir.
.jpg)
KEMIKLI BEDESTEN
Kemikli bedesten, 18.yüzyilda Müftü Haci
Osman Efendi tarafindan yaptirilmistir.
Dikdörtgen planli olan yapi kesme tastan
insaa edilmis olup iki kapiyla disariya
açilmaktadir.
GAZIANTEP HANLARI
Mezopotamya, Suriye ve Anadolu arasindaki geçis noktasinda
yer almasi, tarihin her döneminde Gaziantepin ticari
yasamina önemli katkilar saglamistir. Bu ticari zenginligin
taniklari olan hanlarin bir çogu bugün de ticari yasamlarini
sürdürmektedirler. Menzil Hani, Sire Hani, Tuz Hani, Tütün
Hani, Lala Mustafa Pasa Hani, Mecidiye Hani, Emir Ali Hani, Anadolu
Hani, Kürkçü Hani, Belediye Hani, Elbeyli Hani,
Yeni Yüzükçü Hani, Haci Ömer Hani, Millet
Hani gibi hanlar, mimari yönden bazi degisikliklere ugramasina
ragmen, kentin önemli ticaret mekanlari olmaya devam etmektedirler.

HASAN SÜZER ETNOGRAFYA MÜZESI
Bey mahallesi Eyüboglu Mahallesinde yer alan konak,
isadami Hasan SÜZER tarafindan restore
edilerek Kültür Bakanligina devredilmistir.
Geleneksel konut mimarisinin güzel bir örnegini olusturan
müze de, kentin yasam tarzini, gelenek
ve göreneklerini yansitan etnografik malzemeler teshir
edilmektedir. Ayrica, Gaziantep savunmasinda kullanilan
silahlar, araçlar, belgeler ve kahramanlarin fotograflari
da sergilenen malzemeler arasindadir
DÜLÜK ANTIK KENTI
Dülük Antik Kenti, eski çaglardan beri kullanilan
bir yol sebekesinin dügüm noktasinda yer almaktadir. Paleolitik
dönemden itibaren yerlesim gören kent sakinleri, sahip
olduklari zengin çakmaktasi yataklarini degerlendirip, dönemin
gelismis aletlerini imal ederek tüm Firat Vadisine ihraç
etmislerdir. Bugün, Dülük Köyünde,
demiryolunun dogusundaki Keber Tepesinde yer alan ve birinci
derece arkeolojik sit özelligi tasiyan kent, üzüm
baglari ve fistik agaçlari ile kaplidir. Tepenin bati yakasindaki
magaralar ve yer alti tapinagi izlenebilmektedir. Ayrica Dülük
Köyünün içinde ve kenarlarinda kentin
mezarligi (Nekropolü) yer almakta olup, yer altina oyulmus
çok miktarda mezar odalari dikkat çekmektedir.
.jpg)
RUMKALE
Rumkale'nin ilk yerlesimi hakkinda kesin bir bilgi
olmamakla birlikte, çesitli varsayimlar öne
sürülmektedir. Bazi arastirmacilar,
Assur Krali III.Salmanassar tarafindan 855te
alinan Sitamrat sehri ile Firat kiyisinda
bugünkü Belkis köyünün yukarisindaki
Urum (Hörüm) yerlesimini, Rumkale'nin ilk yerlesim
alani olarak varsaymalarina ragmen, bazilari
da arastirmacilar Urimanin Rumkale
oldugunu öne sürmüslerdir. Rumkale uzun
yillar, 1292 yilinda Memluklu Sultani
Melik El-Esref tarafindan alinmasina
kadar, Katolikosluk Makami olarak kullanilmistir.
Halfeti, Sanliurfa ile Gaziantep arasinda sinir
olusturan Firat irmagi kiyisinda
yükselen Rumkaleden güneye ve kuzeye dogru gidildiginde
birçok kale ve kalelerin olusturdugu tahkimat yapilariyla
karsilasilmaktadir. Rumkale, bu
kaleler zincirinin en önemli halkasini olusturmaktadir.
Günümüzde harap durumda olan Kalede; kale beyinin
konaginin kalintilari, 12.yüzyilin
2.yarisina ait Aziz Nerses Kilisesi, çok sayida
kalinti, su sarniçlari ve bir
kuyu yer almaktadir.
KARKAMIS
Eski çaglarda dogunun önemli sehirlerinden biri olan
antik kent, Karkamis ilçesinin güneyinde yer almaktadir.
Suriye sinirinda bulunan Karkamisin batisindaki iç
kale ve iç sehir Türkiye topraklarinda, dis kale ve
dis sehir ise Suriye topraklarinda kalmaktadir. Gilgamis Destani,
kentin ortostatlarinda tasvir edilmistir. Karkamista bugün
iç ve dis sehir surlarin, tapinak ve hilani evlerin kalintilari
izlenebilmektedir. Dis surun anitsal girisi bati tarafta yer almakta
olup buradan iç kaleye, biri batidan digeri de güneyden
olmak üzere iki giris ile geçilmektedir.
.jpg)
BELKIS HARABELERI
Zeugma Antik Kenti, Gaziantep Ili, Nizip Ilçesinin
10 km. dogusunda yer almaktadir. Tarih öncesi çaglardan
beri kesintisiz iskan gören Zeugmanin önemi
Samsat ile birlikte Firat Nehrinin en kolay geçit
verdigi iki noktadan biri olmasidir. M.Ö.
II.yüzyil sonlarinda kurulan Kommagene Kralliginin
dört önemli kentinden birisi olmustur.
Bölgenin Roma hakimiyetine girmesinden sonra burada IV. Lejyon
adini alan askeri garnizonun kurulmasi Zeugmanin
önemini daha da arttirmistir. M.S.
I.yüzyildan itibaren gerek askeri alanda ve gerekse
ticaret ve kültürel faaliyetlerde Zeugma çok hareketli
ve zengin bir sehir haline gelmistir. Gerek ticaretteki
hareketlilik gerekse emekli olan askerlerin yerleserek Zeugmada
kalmasi, hem nüfusun artmasina hem de sanat ve
kültür seviyesi oldukça yüksek bir tabakanin
olusmasina neden olmustur
M.S. II.yüzyilin ortalarinda Partlarin batiya baslattiklari
askeri harekat sirasinda Zeugma yakilip yikilarak tahrip edilmistir.
Kent bu saldiridan sonra eski konumuna gelememistir. Bizans imparatorlugu
döneminde ana yol güzergahlarinin Birecik tarafina kaymasiyla
eski önemini kaybetmistir. M.S. XI.yüzyilin ortalarindan
itibaren Zeugma adi artik kayitlarda geçmemeye baslamistir.
Bu da sehrin büyük oranda terk edilmis oldugunu göstermektedir.
.jpg)
GAP Bölge Kalkinma Idaresi Baskanligi, Zeugma ile ilgili olarak
Kültür Bakanliginca sürdürülen çalismalarin
kapsamini genisletmek, desteklemek ve gerekli finansmani saglayabilmek
amaciyla çesitli girisimlerle kaynak arama çabasina
girmis ve Amerikan Packard Humanities Institute (PHI) ile Zeugmadaki
arkeolojik kazi, kurtarma ve restorasyon çalismalarinin devamini
saglamaya yönelik bir mutabakat zapti, 8 Haziran 2000 tarihinde
imzalanmis ve 5 milyon dolarlik bir finansman temin edilmistir.
Bu mutabakat çerçevesinde, Zeugmada, GAP Idaresinin
koordinasyonunda, Packard Humanities Institutenün finansmaniyla,
Kültür Bakanliginin izin ve denetiminde, Gaziantep
Valiligi ve Birecik A.S.nin katkilariyla, Gaziantep Müzesinin
koordinatörlügünde, Oxford Arkeoloji Biriminin
kazi alanindaki profesyonel yönetiminde çok uluslu bir
kazi ve kurtarma çalismasi gerçeklestirilmistir.
.jpg)
Kent hakkinda yapilan arastirmalardan,
bölgenin Hitit hakimiyetine girdigi, Imparator Suppilluluma
zamaninda M.Ö. 1375-1335 tarihleri arasinda isletmeye
açildigi ve yörenin yerli halki
Hurlarin çalistirildigini
ögrenmekteyiz. Bilimsel kazi ve arastirmalar
sonucunda sfenksler, aslanlar, dag tanrilari ve
çesitli mimari parçalardan olusan zengin
bir koleksiyon ortaya çikarilmistir.
Ana
Sayfa
|