Ana Sayfa

Adana
Adiyaman
Afyonkarahisar
Agri
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydin
Balikesir
Bartin
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankiri
Çorum
Denizli
Diyarbakir
Düzce
Edirne
Elazig
Erzincan
Erzurum
Eskisehir
Gaziantep
Giresun
Gümüshane
Hakkari
Hatay
Igdir
Isparta
Istanbul
Izmir
Kahramanmaras
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kirikkale
Kirklareli
Kirsehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Mugla
Mus
Nevsehir
Nigde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Sirnak
Tekirdag
Tokat
Trabzon
Tunceli
Sanliurfa
Usak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
 

 
 
 
 
 

Gaziantep

GAZIANTEP KALESI

Kalenin yapim tarihi kesin olarak belli olmamakla birlikte, Roma döneminde bir gözetleme kulesi olarak yapildigi ve zaman içerisinde genisletildigi anlasilmaktadir. Bugünkü görünümünü ise M.S. 6.yüzyilda Bizans imparatoru Justinyanus döneminde almistir. Daire planli, 1200 metre uzunlugunda ve 12 burca sahip olan Kale’nin içinde Mehmet Gazali’nin türbesi, bir cami ve hamam yer alir. Ayrica, yer altinda dehlizler ve irmaga inen yollar oldugu sanilmaktadir.

GAZIANTEP EVLERI

Antep evlerinin büyük çogunlugu merkez ilçe Sahinbey’de bulunmaktadir. Geleneksel mimarinin en güzel örneklerini olusturan bu evler, yörenin iklimine uygun olarak, dar sokaklar boyunca bitisik nizamda, duvarla çevrili, iki katli, avlulu, eyvanli olarak insaa edilmislerdir. Evlerin kapilari ve pencere kapaklari geleneksel ahsap isçiliginin özgün örneklerini olusturur.

ÖMERIYE CAMII

Dügmeci Mahallesi’nde bulunan caminin yapim tarihi belli olmamakla birlikte, 1210 yilinda onarim gördügü kayitlardan anlasilmaktadir. Yapinin taç kapisi ve mihrabi renkli taslarla örülmüstür. Minare serefesinin korkuluklari da tas isçiliginin güzel örneklerin yansitmaktadir.

BOYACI CAMII

Tabakhane Mahallesi’nde yer alan caminin yapim tarihi belli olmamasina ragmen, Ali adinda bir marangoz tarafindan yaptirildigi kayitlardan anlasilmaktadir. Müezzin mahfiline çikan merdiven üzerinde 1213 tarihi okunmaktadir. Yapinin bu tarihte onarim gördügü düsünülmektedir.

SEYH FETULLAH CAMII

Kepenek Mahallesi’nde yer alan Cami Asagi Seyh Camii diye de anilmaktadir. Yapinin banisi olan Seyh Fetullah’in Hz. Ebubekir’in soyundan geldigi düsünülmektedir. Selçuklu mimarisinin özelliklerini gösteren eser özgün halini korumaktadir

KURTULUS CAMII

Gaziantep’in Tepebasi Mahallesinde yer alan yapi, 1892 yilinda kilise olarak insaa edilmistir. Kilise ve hapishane olarak kullanildiktan sonra camiye çevrilmistir. Özgün mimari özelliklerini koruyan eser Gaziantep’in en büyük camileri arasinda yer almaktadir.

ZINCIRLI BEDESTEN

Halk arasinda "Kara Basamak Bedesteni" olarak da anilan yapi, 18.yüzyilda insaa edilmistir. Bes kapiyla disariya açilan bedestende 80 dükkan bulunmaktadir. Gaziantep’teki ticari hayatin önemli mekanlarindan bir olan eser 18.yüzyilin mimari özelliklerini göstermektedir.


KEMIKLI BEDESTEN

Kemikli bedesten, 18.yüzyilda Müftü Haci Osman Efendi tarafindan yaptirilmistir. Dikdörtgen planli olan yapi kesme tastan insaa edilmis olup iki kapiyla disariya açilmaktadir.

GAZIANTEP HANLARI

Mezopotamya, Suriye ve Anadolu arasindaki geçis noktasinda yer almasi, tarihin her döneminde Gaziantep’in ticari yasamina önemli katkilar saglamistir. Bu ticari zenginligin taniklari olan hanlarin bir çogu bugün de ticari yasamlarini sürdürmektedirler. Menzil Hani, Sire Hani, Tuz Hani, Tütün Hani, Lala Mustafa Pasa Hani, Mecidiye Hani, Emir Ali Hani, Anadolu Hani, Kürkçü Hani, Belediye Hani, Elbeyli Hani, Yeni Yüzükçü Hani, Haci Ömer Hani, Millet Hani gibi hanlar, mimari yönden bazi degisikliklere ugramasina ragmen, kentin önemli ticaret mekanlari olmaya devam etmektedirler.

HASAN SÜZER ETNOGRAFYA MÜZESI

Bey mahallesi Eyüboglu Mahallesi’nde yer alan konak, isadami Hasan SÜZER tarafindan restore edilerek Kültür Bakanligi’na devredilmistir. Geleneksel konut mimarisinin güzel bir örnegini olusturan müze de, kentin yasam tarzini, gelenek ve göreneklerini yansitan etnografik malzemeler teshir edilmektedir. Ayrica, Gaziantep savunmasinda kullanilan silahlar, araçlar, belgeler ve kahramanlarin fotograflari da sergilenen malzemeler arasindadir

DÜLÜK ANTIK KENTI

Dülük Antik Kenti, eski çaglardan beri kullanilan bir yol sebekesinin dügüm noktasinda yer almaktadir. Paleolitik dönemden itibaren yerlesim gören kent sakinleri, sahip olduklari zengin çakmaktasi yataklarini degerlendirip, dönemin gelismis aletlerini imal ederek tüm Firat Vadisi’ne ihraç etmislerdir. Bugün, Dülük Köyü’nde, demiryolunun dogusundaki Keber Tepesi’nde yer alan ve birinci derece arkeolojik sit özelligi tasiyan kent, üzüm baglari ve fistik agaçlari ile kaplidir. Tepenin bati yakasindaki magaralar ve yer alti tapinagi izlenebilmektedir. Ayrica Dülük Köyü’nün içinde ve kenarlarinda kentin mezarligi (Nekropolü) yer almakta olup, yer altina oyulmus çok miktarda mezar odalari dikkat çekmektedir.

RUMKALE

Rumkale'nin ilk yerlesimi hakkinda kesin bir bilgi olmamakla birlikte, çesitli varsayimlar öne sürülmektedir. Bazi arastirmacilar, Assur Krali III.Salmanassar tarafindan 855’te alinan Sitamrat sehri ile Firat kiyisinda bugünkü Belkis köyünün yukarisindaki Urum (Hörüm) yerlesimini, Rumkale'nin ilk yerlesim alani olarak varsaymalarina ragmen, bazilari da arastirmacilar Urima’nin Rumkale oldugunu öne sürmüslerdir. Rumkale uzun yillar, 1292 yilinda Memluklu Sultani Melik El-Esref tarafindan alinmasina kadar, Katolikosluk Makami olarak kullanilmistir. Halfeti, Sanliurfa ile Gaziantep arasinda sinir olusturan Firat irmagi kiyisinda yükselen Rumkale’den güneye ve kuzeye dogru gidildiginde birçok kale ve kalelerin olusturdugu tahkimat yapilariyla karsilasilmaktadir. Rumkale, bu kaleler zincirinin en önemli halkasini olusturmaktadir. Günümüzde harap durumda olan Kale’de; kale beyinin konaginin kalintilari, 12.yüzyilin 2.yarisina ait Aziz Nerses Kilisesi, çok sayida kalinti, su sarniçlari ve bir kuyu yer almaktadir.

KARKAMIS

Eski çaglarda dogunun önemli sehirlerinden biri olan antik kent, Karkamis ilçesi’nin güneyinde yer almaktadir. Suriye sinirinda bulunan Karkamis’in batisindaki iç kale ve iç sehir Türkiye topraklarinda, dis kale ve dis sehir ise Suriye topraklarinda kalmaktadir. Gilgamis Destani, kentin ortostatlarinda tasvir edilmistir. Karkamis’ta bugün iç ve dis sehir surlarin, tapinak ve hilani evlerin kalintilari izlenebilmektedir. Dis surun anitsal girisi bati tarafta yer almakta olup buradan iç kaleye, biri batidan digeri de güneyden olmak üzere iki giris ile geçilmektedir.


BELKIS HARABELERI

Zeugma Antik Kenti, Gaziantep Ili, Nizip Ilçesi’nin 10 km. dogusunda yer almaktadir. Tarih öncesi çaglardan beri kesintisiz iskan gören Zeugma’nin önemi Samsat ile birlikte Firat Nehri’nin en kolay geçit verdigi iki noktadan biri olmasidir. M.Ö. II.yüzyil sonlarinda kurulan Kommagene Kralligi’nin dört önemli kentinden birisi olmustur.

Bölgenin Roma hakimiyetine girmesinden sonra burada IV. Lejyon adini alan askeri garnizonun kurulmasi Zeugma’nin önemini daha da arttirmistir. M.S. I.yüzyildan itibaren gerek askeri alanda ve gerekse ticaret ve kültürel faaliyetlerde Zeugma çok hareketli ve zengin bir sehir haline gelmistir. Gerek ticaretteki hareketlilik gerekse emekli olan askerlerin yerleserek Zeugma’da kalmasi, hem nüfusun artmasina hem de sanat ve kültür seviyesi oldukça yüksek bir tabakanin olusmasina neden olmustur


M.S. II.yüzyilin ortalarinda Partlar’in batiya baslattiklari askeri harekat sirasinda Zeugma yakilip yikilarak tahrip edilmistir. Kent bu saldiridan sonra eski konumuna gelememistir. Bizans imparatorlugu döneminde ana yol güzergahlarinin Birecik tarafina kaymasiyla eski önemini kaybetmistir. M.S. XI.yüzyilin ortalarindan itibaren Zeugma adi artik kayitlarda geçmemeye baslamistir. Bu da sehrin büyük oranda terk edilmis oldugunu göstermektedir.


GAP Bölge Kalkinma Idaresi Baskanligi, Zeugma ile ilgili olarak Kültür Bakanliginca sürdürülen çalismalarin kapsamini genisletmek, desteklemek ve gerekli finansmani saglayabilmek amaciyla çesitli girisimlerle kaynak arama çabasina girmis ve Amerikan Packard Humanities Institute (PHI) ile Zeugma’daki arkeolojik kazi, kurtarma ve restorasyon çalismalarinin devamini saglamaya yönelik bir mutabakat zapti, 8 Haziran 2000 tarihinde imzalanmis ve 5 milyon dolarlik bir finansman temin edilmistir. Bu mutabakat çerçevesinde, Zeugma’da, GAP Idaresi’nin koordinasyonunda, Packard Humanities Institute’nün finansmaniyla, Kültür Bakanligi’nin izin ve denetiminde, Gaziantep Valiligi ve Birecik A.S.’nin katkilariyla, Gaziantep Müzesi’nin koordinatörlügünde, Oxford Arkeoloji Birimi’nin kazi alanindaki profesyonel yönetiminde çok uluslu bir kazi ve kurtarma çalismasi gerçeklestirilmistir.


Kent hakkinda yapilan arastirmalardan, bölgenin Hitit hakimiyetine girdigi, Imparator Suppilluluma zamaninda M.Ö. 1375-1335 tarihleri arasinda isletmeye açildigi ve yörenin yerli halki Hurlar’in çalistirildigini ögrenmekteyiz. Bilimsel kazi ve arastirmalar sonucunda sfenksler, aslanlar, dag tanrilari ve çesitli mimari parçalardan olusan zengin bir koleksiyon ortaya çikarilmistir.


Ana Sayfa

 

 

 
 
 
All logos and trademarks in this site are property of their respective owner. The comments are property of their posters, all the rest © 2005 by me.
You can syndicate our news using the file backend.php or ultramode.txt