Ana Sayfa

Adana
Adiyaman
Afyonkarahisar
Agri
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydin
Balikesir
Bartin
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankiri
Çorum
Denizli
Diyarbakir
Düzce
Edirne
Elazig
Erzincan
Erzurum
Eskisehir
Gaziantep
Giresun
Gümüshane
Hakkari
Hatay
Igdir
Isparta
Istanbul
Izmir
Kahramanmaras
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kirikkale
Kirklareli
Kirsehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Mugla
Mus
Nevsehir
Nigde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Sirnak
Tekirdag
Tokat
Trabzon
Tunceli
Sanliurfa
Usak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
 

 
 
 
 
 

Çorum

Alacahöyük
Yapilan arastirma ve kazilar sonucunda Alacahöyük'ün Kalkolitik Çagdan günümüze kadar kesintisiz olarak iskâna sahne olan höyükte 4 kültür kati tespit edilmistir. Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit ve Frig dönemlerini kapsayan bu katlar kendi aralarinda 15 ayri mimari tabakaya ayrilmaktadir.

Bunlar;

Kalkolitik Çag : M.Ö. 4000-3000 ana toprak üzerine 15-9 tabakada,
Eski Tunç Çagi : M.Ö. 3000-2000 8-5 tabakada,
Hitit Çagi : M.Ö. 1800-1200 4-2 tabakada,
Frig Çagi : M.Ö. 750'den itibaren 1. tabakada yer almaktadir.

Kalkolitik Dönemi takip eden ve 4 yapi kati ile temsil edilen Eski Tunç Çagi Alacahöyük'te 13 kral mezari ile önem kazanmistir. 5. ve 7. kata ait oldugu ileri sürülen mezarlar sehrin özel bir alaninda yer almaktadir. Bunlar biçimleri bakimindan Anadolu'nun ve hatta Önasya'nin essiz mezar örnekleri olarak nitelenebilir. Mezarlar yetiskin erkek ve kadinlara aittir. Bu mezarlara çocuk ve bebek gömülmemistir. Ayrica bu mezarlarda birden fazla gömüye de rastlanmamistir. Orta Anadolu'daki diger mezar tiplerinin aksine Alacahöyük'te hem mezarlarin hem de ölülerin istikametinde bir birlik vardir. Ölü hediyeleri Eski Tunç Çaginda Ege ve Önasya'da bilinenlerin en zengini ve çesitlisidir. Bunlarin arasinda bugüne kadar benzerlerine diger kültür bölgelerinde rastlanmayan günes kurslari, geyik ve boga heykelleri, süs esyalari, kama, kiliç, balta gibi savas aletleri ile pismis toprak, tas, altin, gümüs, tunç, bakir ve elektrondan yapilmis eserler de vardir.

Alacahöyük'ün su an görülebilir kismini olusturan Hitit tabakalari üç yapi katindan olusmaktadir. Bu dönemde, 250 m. çapinda daireye yakin sekildeki höyügün kenarinda bir savunma sistemi olusturulmus olup, savunma sistemi üzerinde sehre girisi saglayan iki ana kapinin varligi tespit edilmistir. Bunlardan biri güneydogudaki sfenksli kapi, digeri höyügün batisindaki kapidir. Höyük'te olasi sehrin dinsel kapisini olusturan güneydogudaki sfenksli kapida, iki sfenks yer almaktadir. Ýki metreden yüksek olan ve monolit tas lentolari üzerine yontulmus olan sfenks protomlarinda baslar dikkati çekmektedir. Disari taskin siskin gövdeli sfenksler ayrik ve kisa bacaklar üzerinde durmaktadir. Dogu tarafindaki sfenksin iç yüzünde pençelerinde tavsan tasiyan çift basli kartal bulunmaktadir.

Sfenksli kapinin dogu ve batisinda yer alan kulelerin altinda bulunan kabartmalar alçak kabartma teknigiyle islenmis, ayrintilar plastik olarak verilmistir. Bati kulesi orthostatlarinin hemen hemen hepsi tüm bir friz olarak izlenir. Bu kisimda altta kült-libasyon konularinin ve üst sirada ise av sahnelerinin betimlendigi görülmektedir. Firtina tanrisi onuruna kutlanan ve Hitit dini metinlerinden de bilinen bayram törenlerinde basrahip ve rahibesi olan kral ve kraliçe burada boga karsisinda dua pozisyonunda gösterilmis, bunu izleyen kabartmalarda ise törenin diger bölümleri betimlenmistir. Dogu kulesindeki kabartmalarda oturan tanriça önünde dua eden sahislar yer almaktadir; bunlar kült törenlerinin devam ettigini göstermektedirler. Sfenksli kapidan içeri girip, giris kompleksini geçtikten sonra sag tarafta "Mabet-Saray" olarak adlandirilan büyük bir Hitit yapisinin temelleri görülmektedir. Bu yapi, çesitli depo odalari ve diger komplekslerden olusmaktadir

Hattusas-Bogazkale
Misir, Babil ve Mitanni gibi Eski Dogu'nun büyük güçlerinden biri olan Hititler, yaklaSIK M.Ö. 1200 yillarina kadar Anadolu'nun büyük bir kismina ve zaman zaman da Kuzey Suriye'ye hükmetmislerdir.

Ýlk yerlesim izleri, Kalkolitik (Tas) Çag'a kadar (M.Ö. 5000) inmektedir. Kesintisiz yerlesmeye baslanilmasi ise, Eski Tunç Çagi'nin sonlarina (M.Ö. 3000) dogru olmustur. Bölgenin yerli halki olan Hattiler, burada bir kent kurup, Hattus adini vermislerdir. M. Ö 20. yüzyilda Orta Dicle Bölgesi'nden gelen Assurlu tüccarlar, Hatti yerlesmesinin hemen disinda, bir Karum, (bir ticaret kolonisi) kurmuslardir. Bu yillarda Kanis/Nesa'nin (Kayseri yanindaki günümüz Kültepe'si) denetimi altindaki, Assur Ticaret Kolonileri, Güneydogu ve Orta Anadolu'ya yayilmistir. Adinin Hattus oldugu bilinen bu yerlesimi M. Ö 1700'lerde ilk Hitit Büyük Kral'i Kussara'li Kral Anitta yikmistir.

Hitit yazili kaynaklarindan anlasildigina göre, I. Hattusili'nin iktidara gelmesiyle (M.Ö. 1665-1640) Hattusa, Hititlerin baskenti olmustur. Hitit Ýmparatorluk döneminde, yani M. Ö 14 ve 13. yüzyillarda, sehir yaklaSIK olarak alti kilometre uzunlugunda bir surla çevrilmistir. Daha geç bir imar evresinde bu surlarin önüne ikinci bir duvar daha örülerek, kent daha SIKi bir savunmaya alinmistir. Bu yeni sur üzerinde bulunan, anitsal sehir kapilarinin çogu günümüze kadar oldukça saglam durumda gelmistir. Güney batida, dis yüzünde aslan yontulari bulunan Aslanli Kapi'yla, iç yüzünde, silahli tanrinin bulundugu Kral Kapi, bunlarin en önemlileridir. Kentin güney ucundaki Yer Kapi'nin özel bir rolü olmaliydi. Burada 30 m. yüksekliginde, 250 m. uzunlugunda ve 80 m. genisliginde bir toprak set olusturulmustur. Bu set üzerinden geçen kent surunun ortalarinda Sfenksli Kapi yer alir. Bu kapinin tam altinda, Hatusa'nin bugün içinden geçilebilen tek potern (tünel) vardir. 71 m. uzunlugunda ve 3 m. yüksekligindeki poternden geçilerek sur disina çikilmaktadir.

Sehirde ayakta kalmis, izlenebilen yapilarin büyük bölümü, surlar gibi, M.Ö 13. yy.' dan kalmadir. Kraliyet yapilarinin yer aldigi Büyükkale'de, direkli galerilerle çevrili avlular, konutlar, depo binalari ve büyük bir kabul salonuyla, büyük bir saraya ait kalintilar ortaya çikartilmistir.

Hitit metinlerinde SIK SIK "Hattusa Ülkesinin bin tanrisindan" söz edilmektedir. Kuskusuz bu tanrilarin çogu Ýmparatorluk baskenti Hattusa'da kendilerine bir tapinim yeri edinebilmislerdir. Baskent Hattusa'da bugüne kadar 31 yapi, tapinak olarak tanimlanmistir. Hattusa'nin en büyük dini yapisi olan Büyük Tapinak, asagi sehirdeki konutlarin ortasinda tek tapinak olarak yükselir. Ýki kült odasi oldugu için tapinak, imparatorlugun tanrilarinin en büyükleri olan firtina tanrisi ile Arinna'nin günes tanriça'sina adanmis olmalidir.

Yukari sehir'de tapinaklar yaninda, kraliyet saraylarinin bulundugu Büyükkale'nin önünde, resmi islere ayrilmis, bazi anitsal yapilar açiga çikartilmistir. Sehrin bu bölümünde, son Hitit Büyük Krali II.Suppiluliuma' nin Luvi hiyeroglifleriyle, tas üzerine kazinmis, kendisi ve babasi IV. Tuthaliya'nin yaptigi isleri anlatan iki büyük yazit bulunmaktadir.

Ortaköy-Sapinuva

Hitit Devletinin önemli kentlerinden biri olan Sapinuva, (Ortaköy), Çorum' un 53 km. güneydogusundadir. Çekerek nehri etrafinda yer alan Göynücek Ovasi ile Alaca Ovasi arasindaki geçit üzerindedir.

Hitit Çaginda, hem siyasi hem de cografi konumu nedeniyle stratejik bir noktada yer alan sehir, önemli bir askeri ve dini merkezdir. Ortaköy kazilarinda açiga çikan ve sayilari 4.000'e ulasan çivi yazili tablet ve fragmanlarin (parça) olusturdugu arsivde, Hititçe yazilmis olanlarin yanisira Hattice, Hurrice ve Akadca yazilmis idari, askeri, dini ve fal metinleri bulunmakta olup, bunlarin büyük bir kismi Orta Hitit dönemine (M.Ö. 14. yy) aittir. Buradaki yazismalardan Tasmisarri (III. Tuthaliya) - Taduhepa kraliyet ailesinin bu sehirde hüküm sürdügü anlasilmaktadir. Devam eden kazi çalismalarinda bugüne kadar A binasi ismi verilen anitsal idari yapi ve B Binasi olarak adlandirilan ticari yapi açiga çikartilmistir

Kapilikaya Anitsal Kaya Mezari
Çorum-Osmancik karayolunun Kirkdilim mevkiinde yolun saginda, derin vadilerin olusturdugu engebeli bir arazi üzerinde yer almaktadir. Hellenistik Döneme tarihlenmekte olup, (M. Ö. II. yy) komutan ÝKEZIOS'a aittir. Çay seviyesinden yüksekligi 65 m. dir.

Hüseyindede Eski Hitit Kült Merkezi
Hüseyindede, Sungurlu ilçesi, Yörüklü Kasabasi'nin yaklaSIK 2.5 km güneyinde yer alan bir tepedir. Bu tepenin güney ucundaki hafif egimli arazi; Eski Hitit Dönemi yerlesim alanlarindandir.

Hüseyindede'de bulunan önemli eserler kabartmali vazolardir. Buradaki kült yapisinda bulunan ve tümlenebilen her iki vazonun frizlerinde, müzik ve dans esliginde sürdürülen kült törenleri sahnelenmistir. Hitit dini bayramlarinda gerçeklestirilen dans ve müzigin önemli yer tuttugu bu törenlerin konu zenginligi, yazili belgelerden de bilinmektedir. Hüseyindede vazolarinda, Hatti gelenegini sürdüren ve Firtina Tanrisi'na tapinmada önemli yer tutan tasvirler bulunmaktadir. Vazolar, yazili belgelerde anlatilan çesitli bayram törenlerinin hikaye seklinde tasvirine en uygun sanat eserleridir.




Agli Magrasi
Kalenin bulundugu kayalarda bulunan, Paflagonyalilar ve Bizanslilar tarafindan yerlesim yeri, mezar odasi olarak kullanilan magaralardan görünüm.

Haç

MÖ 100-700 yillari arasinda paflagonyalilar, daha sonralari Bizanslilar tarafindan yerlesim ve korunma alani olarak kullanilan Kalenin kuzey tarafinda kaya kütlesinin orta kisminda asagidan yüksekligi 15m bir magara daha vardir ve halk dilinde berber odasi olarak adlandirilmakta olup burasinin kilise olmasi muhtemeldir. Magaranin içinde kaya oyularak oturma yeri yapilmis dis tarafinda ki duvarlarda ise haç isaretleri yine kaya oyularak yapilmistir.



Eski Ekin Magarasi
Yapma magaradir. Yanindan dere geçen bu magara yigilmis tas basamaklarindan çikinca yontulmus bir kapidan dar bir koridorla genis bir odaya geçilir. Odanin içerisinde oturma yerleri ve disardan iSIK almasi için bir de penceresi vardir.

Gerdek Kaya Magarasi
Çorum'a 12 km uzaklikta Elmali köyüne yakin bir yerdedir. Magara tek bir odadan ibârettir. Dis duvarlari üzerinde çok enterasan motifler vardir.

Büyük Laçin Magarasi
Laçin'e bir km uzakliktadir. Bir odadan ibârettir.

Mescitli Magarasi
Kaya içine oyulmustur.Köye iki kilometredir.

Yeni Kisla Magarasi
Magaranin içerisi 8-10 m yüksekligindedir.Köye bir kilometre uzakliktadir.



Molla Hasan ve Kadideresi Magarasi
Yanyana dizilmis üç dalli bir magaradir. Köye 1 km uzakliktadir.

Alköy Magarasi
Cemilbey bucagina bagli Alköy'ün yakininda yerden 4 m yükseklikte çok düzgün oyulmus bir magaradir.

Sazak Magarasi
Saçayak bogazina 500 m uzaklikta bir kaya üzerindedir. Magarada ocak yerleri ve sedirler vardir.

Kiliçören Magarasi
Ýçerisine, çok derin bir koridorla girilir. Bu magarada söylentilere göre büyük bir hazînenin Bizanslilar zamâninda saklandigi söylenmektedir. Magaranin agzi kapalidir, az bir yeri açiktir. Kiliçören köyünün güneyindeki daglardan birisidir


Ana Sayfa

 

 

 
 
 
All logos and trademarks in this site are property of their respective owner. The comments are property of their posters, all the rest © 2005 by me.
You can syndicate our news using the file backend.php or ultramode.txt