Ana Sayfa

Adana
Adiyaman
Afyonkarahisar
Agri
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydin
Balikesir
Bartin
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankiri
Çorum
Denizli
Diyarbakir
Düzce
Edirne
Elazig
Erzincan
Erzurum
Eskisehir
Gaziantep
Giresun
Gümüshane
Hakkari
Hatay
Igdir
Isparta
Istanbul
Izmir
Kahramanmaras
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kirikkale
Kirklareli
Kirsehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Mugla
Mus
Nevsehir
Nigde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Sirnak
Tekirdag
Tokat
Trabzon
Tunceli
Sanliurfa
Usak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
 

 
 
 
 
 

Bursa

Tarihi Eserler
Turizm potansiyeli açisindan Istanbul'dan sonra en önemli merkezlerden olan Bursa, tarihi eserlerinin zenginligi ile gözleri kamastirmaktadir. Bursa ve Iznik erken Hiristiyanlik ve Osmanli döneminin essiz eserleri ile süslüdür. Türkiye'nin kis turizmi merkezi olan Uludag Kayak Merkezi Bursa'ya 40 dakika uzakliktadir ve kis turizminin bütün olanaklarina sahiptir. Marmara Denizi kiyilari uzun yillardan beri bütün Türkiye'nin tercih ettigi tatil yöreleridir. Uludag Milli Parki günübirlik turizm, kampçilik ve trekking için ideal bir ortamdir.

Uludag etekleri özel araçlari ve cip safari ile geziye çikanlara sihirli güzelliklerini sunar. Pek çok kesfedilecek yer arasinda Bursa ilçelerinin tabii güzellikleri, çaglayanlari, magaralari ve otantik Osmanli köyleri yer alir. Bursa kaplicalari Roma Dönemi'nden beri kullanilan saglik merkezleridir.


Emir Sultan Camii ve Türbesi ursa'nin dogusunda Emir Sultan mezarliginin yaninda selvi ve çinar agaçlarinin arasinda yer almaktadir. Cami ilk yapildigi zaman tek kubbeli iken 1507'de avlu ve üç kubbeli revak eklenmistir. Batidaki merdivenlerden çikilarak iki sütun arasindaki kapidan geçilip genis avluya girilir. Ortada sadirvan, güneyde cami, kuzeyde türbe ve ahsap odalar yer almaktadir. Avlu ahsap revakla çevrelenmistir. Cami sekizgen kasnak üzerine oturan tek kubbeye sahiptir. Kuzey cephesinin köselerinde kesme tastan birer minaresi vardir. Mihrabi XVII. yüzyilda Iznik çinileriyle yaptirilmistir. Emir Sultan Buhara'da dogmustur. Kendisi Es-Seyyid Þemsüddin Mehmed bin Aliyyül Buhari olarak bilinir.Bursa'ya 1391'de göç etmis ve Yildirim Bayezid'in kizi Hundi Hatun'la evlenmistir. 1429'da vebadan vefat etmistir. Türbenin ilk yapildigi zamandan günümüze bir sey kalmamistir. Þimdiki Türbe Sultan Abdülaziz tarafindan 1868 yilinda yaptirilmistir. Sekizgen planlidir. Dogudaki kapidan girilmektedir. Türbe zemini avlu seviyesinden asagidadir.

Bursa içinde Çekirge semti bir kaplicalar merkezidir. Bursa ilçelerinin çogunda da kaplicalar yilin her döneminde büyük ragbet görür.


Iznik ve Uluabat (Apolyont) gölleri yüzme, kano ve sörf gibi su sporlari için ideal alanlardir. Bursa'yi tanimak için kent içinde en az iki gün konaklamak gerekir. Tabiat güzelliklerini tanimak tamamen arzuya baglidir. Ilk ve Orta çagin en önemli merkezlerinden biri olan Iznik'e bir gün ayirmak gerekir.

Bursa bütün zenginliklerini kesfe çikan Türkiye ve Dünya insanlarini ünlü konukseverligi ile agirlamaktan gurur duyan insanlarin yönettigi her zevke hitabeden konaklama tesislerine sahiptir.

Emir Sultan Camii ve Türbesi: Bursa'nin dogusunda Emir Sultan mezarliginin yaninda selvi ve çinar agaçlarinin arasinda yer almaktadir. Cami ilk yapildigi zaman tek kubbeli iken 1507'de avlu ve üç kubbeli revak eklenmistir. Batidaki merdivenlerden çikilarak iki sütun arasindaki kapidan geçilip genis avluya girilir. Ortada sadirvan, güneyde cami, kuzeyde türbe ve ahsap odalar yer almaktadir. Avlu ahsap revakla çevrelenmistir. Cami sekizgen kasnak üzerine oturan tek kubbeye sahiptir. Kuzey cephesinin köselerinde kesme tastan birer minaresi vardir. Mihrabi XVII. yüzyilda Iznik çinileriyle yaptirilmistir. Emir Sultan Buhara'da dogmustur.

Kendisi Es-Seyyid Þemsüddin Mehmed bin Aliyyül Buhari olarak bilinir. Bursa'ya 1391'de göç etmis ve Yildirim Bayezid'in kizi Hundi Hatun'la evlenmistir. 1429'da vebadan vefat etmistir. Türbenin ilk yapildigi zamandan günümüze bir sey kalmamistir. Þimdiki Türbe Sultan Abdülaziz tarafindan 1868 yilinda yaptirilmistir. Sekizgen planlidir. Dogudaki kapidan girilmektedir. Türbe zemini avlu seviyesinden asagidadir.

Yesil Türbe
Türbe'ye yesile bakan çinilerle kapli olmasindan dolayi Yesil Türbe ismi halk tarafindan verilmistir. Portal 1855 depreminde büyük hasar görmüs 1864'de horasanla sivanarak bugünkü görünümüne sokulmustur. Sagli sollu mihrapçiklar, ayakkabiliklar, türbenin kitabesi ve 13 dilimli yarim kubbe, çesitli renk ve motiflerle kabartma renkli sir tekniginde islenmistir. Rumiler, palmetler ve rozet motifleri ile oya gibi islenen kapinin kanatlari günümüzde tüm çarpiciligi ile ortadadir. Bir sanat saheseri olan kapiyi Tebrizli Ahmed oglu Ali yapmistir. Sekizgen bedeni, sivali yüksek kasnaga oturan kursunla örtülü büyük bir kubbe örtmektedir. Türbenin içine geçildiginde iç mekân sanki çini cennetine girildigi hissini verir. Duvarlar 2,94m yükseklige kadar iki bordürle çevrili, altigen türkuaz çinilerle kaplidir. Bunlarin aralarinda iri madalyonlar yer almaktadir. Türbe günümüze ulasan en muhtesem çinili mihraba sahiptir. Renkli süsleme sanatinin bir saheseridir. Yivli süs sütunlari, üç sira mukarnasi, rumi palmetleri, kivrik dal motif leri, kalin yazi dizileri ve tepeligi ile Yesil Camii mihrabini andirmaktadir. Sekizgen platformun ortasinda Çelebi Sultan Mehmet'in kendisine has vakari ile duran tamamen çini dekorasyona sahip sandukasi yer almaktadir. Üzerinde kabartma sülüs celisi ile yazili kitabesi vardir. Güneyinde ogullari Mustafa ve Mahmud'a ait sandukalar yer almaktadir. Kuzeyindeki ise oglu Yusufa aittir.

Platformun arkasindakiler, kuzeyden itibaren Çelebi Mehmet'in kizi Selçuk Hatun'un kabartma kitabeli sandukasi, kizi Sitti Hatun (Safiye)'un beyaz zemine lacivert motifli, altigen ve üçgen çinilerle kapli sandukasi, Ayse Hatun ve dadisi Daya Hatun'un sandukalaridir. 328 metrekarelik alana oturan türbenin oktogonal prizma gövdesi, zeminden asagida da devam ederek mezar dairesini olusturur. Besik tonozla kapli mezar dairesi örme duvarlarla bes ayri bölüme ayrilmistir.

Koza Han
Ulucami ile Orhan Cami arasindaki genis sahadadir. 1492 yilinda II. Bayezid Istanbul'daki cami ve medresesine gelir temin etmek için yaptirmistir. Hanin mimari Abdül-ula bin Pulad Þah'dir. Iki katlidir. Üst katta 50, alt katta 45 olmak üzere 95 odasi vardir. Kuzeydeki taç kapi büyük tastan kabartma süslerle yapilmis olup muhtesem görünüse sahiptir. Üst katta güneye açilan bir kapisi, avludan ilave kapilara açilan genis kapi ve buradan da Orhan Cami tarafina açilan bir kapisi vardir. Hanin iç kismindaki genis avlunun merkezinde mescid yer almaktadir. Mescid sekiz cephelidir, köselerdeki ve ortadaki bir ayak üzerine oturmaktadir. Alt kismi sadirvan seklindedir. Günümüzde ünlü Bursa ipekçiliginin merkezi durumundadir.

Ulu Camii
Bursa'nin en heybetli ve en çok cemaat alan camiidir. Sultan Yildirim Bayezid Nigbolu savasini kazandiktan sonra 1398-1400 yillarinda insa ettirmistir. Cami kalin duvarlara ve 12 büyük yigma ayaklara baglanan kemerlere ve pandantiflere oturan 20 kubbe ile örtülüdür. Orta kismindaki kubbenin üstü camlidir. Altinda 16 köseli mermer sadirvan vardir. Caminin insa edilecegi yerdeki yapilarin istimlaki sirasinda bir kadin evini satmak istemeyince zorla alinir. Gönül rizasi olmadan alinan yerde namaz kilinmaz gerekçesiyle evin yerine gelen kisimda sadirvan yaptirildigi rivayet edilmektedir. Minberi agaç isçiliginin bir saheseridir. Oyma kabartma, geometrik, yildiz, çivi baslari ve gülçelerle süslüdür. Taç kapisi basli basina sanat abidesidir. 1399-1400 yillarinda tamamlanmistir. Sanatkari Mehmed bin Abdülaziz Dakiva'dir. Zarif sekiz ceviz sütun üzerine oturan müezzin mahfili 1549 yilinda yapilmistir. Mihrabi sekiz sira stalaktitlidir. Kum saatinin etrafindaki Ayet'el-kürsi sülüsle yazilmistir. Ayrica küfi ihlas suresi yazilidir. Mihrap 1571 yilinda tamamlanmistir. Camideki diger yazilar ve yaldiz boyalar 1904 yilinda Mehmed Usta tarafindan yapilmistir. Caminin ilk yapildigi zaman üç tane olan kapisina 1740 yilinda Hünkâr Mahfili kapisi eklenmistir. Kapilarin ikisi yenidir. Altingenlerin olusturdugu, yildizlarin dekore ettigi tablalardan meydana gelen dogudaki ceviz kapi, cami ile ayni yastadir. Tek sütun üzerine oturan yuvarlak mermerden kürsü 1815 yilinda yapilmistir. Cepheler sagir kemerler içinde, altta ve üstte ikiser pencereden olusmaktadir. Cephelerin tümü kesme tastan yapilmistir. Caminin kuzey cephesinin köselerinde, kaidesi mermerden gövdeleri tugladan örülmüs birer minaresi vardir. Batidaki minarelerin içinde çift merdiven mevcuttur. Bunun yardimi ile çatiya çikilmaktadir. Cami, Mogol Þeyhi Emir Bedrüddin tarafindan 1403 yilinda ve Karamanoglu Mehmed Bey'in 1413 yilindaki Bursa muharasasi sirasinda yaktirilmistir. 1 Mart 1855 tarihlerindeki büyük depremde ve 1889 yangininda hasar görmüstür.

Bursa Kalesi
Brithynialilar zamaninda yapilmaya baslanan kale daha sonra ihtiyaç duyuldukça Roma, Bizans ve Osmanli Imparatorlugunca çesitli onarimlara tabi tutulmustur. Surlarda görülen kiklopien taslarin önemli kismi Roma devrine ait sütunlar, lahit parçalari, adak mezar steli, heykel kaideleri, seref kitabeleridir. Bunlar hisar kapinin dogusunda yogunluk kazanmaktadir. Surlarin sadece güney kismindakiler çift duvarli ve bes köseli burçlarla saglamlastirilmistir. 1326 yilinda Bizanslilardan alinan Bursa'nin surlari Orhan Gazi tarafindan üç köseli burçlarla takviye edilmistir. Çakir Aga Hamami ile Tophane arasinda biri silindir gövdeli, ikisi üç köseli büyük burç kalintilari vardir. Bunlarin arasinda yer alan Hisar Kapi 1855 yilindaki depremde yikilmistir. Buradan doguya dönen surlar, evin bahçe duvarlarina temel vazifesi yapmistir Yildiz Kahve'den güneye uzanan surlarda yuvarlak kemerlerle mazgal delikleri görülmektedir. Kahvenin önünde Kaplica Kapi yer almaktadir. Yikik duvarlar halinde devam eden surlar, Zindan Kapiya baglanmaktadir. Zindan Kapi yanindaki köseli burç Çelebi Sultan Mehmet tarafindan 1418 yilinda yaptirilmistir. Zindan Kapidan Üftade'ye kadar nisbeten saglam devam eden surlar, Pinarbasi Kapisi'na oradan da Üftade yanindaki Yer Kapi'ya ve tekrar Çakir Aga Hamami karsisinda baglanmaktadir. Pinarbasi Kapi ile Zindan Kapi arasinda birbirine paralel uzanan surlarin kesme tasli bölümleri yerlerinden sökülmüs oldugundan simdi sadece moloz tastan kireç kum harci ile örülmüs kisimlari ayaktadir. Pinarbasi Kapi ile Zindan Kapi arasindaki ön surlar, evler arasinda kaybolmustur. Diger sur kalintilarinda ise bu kisimda yapilan evlere giris kapilari ve bosluklar Osman Gaz olusturulmak maksadi ile tahribatlar yapilmistir.

Osmangazi Türbesi
Bursa kusatmasinin devam ettigi sirada Osman Gazi oglu Orhan Bey'e sehir içindeki kubbeli yapiyi göstererek "Ogul; ben öldügüm vakit beni Bursa'da sol gümüslü kubbenin altina koyasin" demistir. Günümüz Tophane Parki'nin girisinde solda kalan bu kubbeli yapi Mesihilerin sapeline aitti. Bursa fethedildikten sonra, sapel mescide çevrildi ve Osman Gazi buraya defnedildi. Saint Elias(Elia-Ilyas) Manastiri'nin bölümüne ait olan sapelin içi 8,3 m. genisligindeki duvarlara bitisik çift sütüncuklarla ayrilmis, yarim yuvarlak nisli, sekizgen plana sahipti. XI. yüzyilda yapildigi bilinen bu sapel'in sekli, Roma Imparatorluk devrinden itibaren uygulamaya baslanan örneklerle büyük benzerlik göstermektedir. Þapel'in narteks kisminin oldugu yere gömülen mezarlar, günümüzde açikta kalmistir. 1855 depreminde yikilan türbe 1863'te Sultan Abdülaziz tarafindan eski plana sadik kalinarak yapilmistir. Türbe kubbe ile örtülü sekizgen plana sahiptir. Türbe'ye kuzeydeki ahsap antreden geçilerek girilir. Ortada sedef kakmali muhtesem ahsap sanduka Osman Gazi'ye (1258-1326) aittir. Solunda oglu Alaaddin Bey, bunun yaninda Hüdavendigâr oglu Savci Bey saginda, Aspurça Hatun'un oglu ibrahim Bey ile adlari bilinmeyen on iki sanduka vardir. Türbe'de Konya Sultani Alaaddin tarafindan Osman Bey'e gönderilen çok büyük bir davul ve tesbih sergilendiginden, halk arasinda Davullu (Davud) manastiri denmesine neden olmustur. Bunlar bir yangin sirasinda yanarak kül olmustur. Türbe, konak salonlari dekorasyonu seklinde bezenmis, pencerelere kumas perdeler takilmistir. Fransiz mimari stilinde yapilan bu kisimda ufak bir mihrap görülmektedir. Pencere parmakliklari dökme demirdendir.

Orhangazi Türbesi
Tophane parkinin girisinde sagdadir. Bursa'nin fethinden önce sehrin metropolit manastiri olan Saint Elias manastiri XI. yüzyilda yaptirilmistir. Kilise bir orta nef ile iki yan neften olusmaktadir. Ortada gri mermerden dört sütunun tasidigi kubbe vardir. Içi gri mermer levhalarla kaplanmistir. Apsis kisminda gri mermerden sütunlarin ayirdigi üç pencere vardir. Bu kismin önünde dört basamak bulunmaktaydi. Giris kisminda alti adet yesil somaki mermer sütun yükselmekteydi. Zemin bugün de izleri görülen mozaik dösemeye alternatif olarak porfir, diger renklerde küçük mozaiklerden meydana gelmis tezyinat, yuvarlak antraklar ve düz mermer levhalardan olusmaktadir. Orhan Gazi'nin defnedildigi bu bina 1801 kasim ayinda büyük bir yanginda hasar görür ve onarilir. 1855 yilindaki depremde ise önemli kismi yikilir. 1863 yilinda Sultan Abdülaziz tarafindan eskisine sadik kalinarak yaptirilir. Türbe kare planlidir. Her cephesinde üçer pencere vardir.

Güney cephesindeki orta pencere kapi sekline çevrilmistir. Daha önce giris kapisinin önünde bir sundurma vardi. Orta kisminda dört sütunla ayrilmis ve birbirine kemerlerle baglanmis, üstüne kubbe oturtulmustur. Yan kisimlar besik tonozla örtülüdür. Iç duvarlar beyaz kireç badanadir. Pencere üstlerinde alinlik seklinde sade süslemeler görülmektedir. Ortadaki sanduka Orhan Gazi'ye aittir. Etrafi dökme pirinç parmakliklidir. Kuzeyinde Cem Sultan'in oglu Abdullah, saginda Þehzade Korkud, hanimi Nilüfer Hatun, oglu Kasim, kizi Fatma ve Yildirim Bayezid'in oglu Musa Çelebi ile isimleri tespit edilemeyen on dört sanduka vardir.

Uludag
Bursa'nin 32 kilometre güneyinde, karayolu ile Bursa'ya 40 dakikadir. Antik dönemde Olympos Misios adiyla taninan Uludag, Troya Savasi'ni tanrilarin izledigi yer olarak ta mitolojideki yerini almistir. 2543 metreye ulasan dorugu ile Bati Anadolu'nun en yüksek dagidir. Olaganüstü tabii yapisi, flora ve faunasinin zenginligi ile 1961 yilinda Milli Park ilan edilmistir. Türkiye'nin en önemli Kis Sporlari ve kis turizmi merkezidir. Kayak tesislerinin yeterliligi ile konaklama imkanlari Uludagin vazgeçilmez bir tatil yöresi olmasini saglamaktadir. Yaz aylarinda kampçilik, trekking ve günübirlik piknik alani olarak yararlanilmasi Uludag'i her mevsim çekici kilmaktadir. Uludag 20 Aralik - 20 Mart tarihleri arasinda 120 gün/yil süreli kayak mevsimine sahiptir. Ulasim Bursa'dan Uludag Milli Parki giris kapisina (Karabelen) 22 km.lik asfalt yol ile ulasilabilmektedir.

Buradan oteller yöresi ve kayak merkezine 10 Km.lik asfalt + parke yolla ulasilmaktadir. Ayrica Bursa'dan 20 dakikalik bir teleferik yolculugu ile Uludag Milli Parki Sarialan kamp ve kullanim alanina ulasilabilmektedir.


Ana Sayfa

 

 

 
 
 
All logos and trademarks in this site are property of their respective owner. The comments are property of their posters, all the rest © 2005 by me.
You can syndicate our news using the file backend.php or ultramode.txt