|
Bursa
Tarihi Eserler
Turizm potansiyeli açisindan Istanbul'dan sonra en önemli
merkezlerden olan Bursa, tarihi eserlerinin zenginligi ile gözleri
kamastirmaktadir. Bursa ve Iznik erken Hiristiyanlik ve Osmanli
döneminin essiz eserleri ile süslüdür. Türkiye'nin
kis turizmi merkezi olan Uludag Kayak Merkezi Bursa'ya 40 dakika
uzakliktadir ve kis turizminin bütün olanaklarina sahiptir.
Marmara Denizi kiyilari uzun yillardan beri bütün Türkiye'nin
tercih ettigi tatil yöreleridir. Uludag Milli Parki günübirlik
turizm, kampçilik ve trekking için ideal bir ortamdir.
.jpg)
Uludag etekleri özel araçlari ve cip safari ile geziye
çikanlara sihirli güzelliklerini sunar. Pek çok
kesfedilecek yer arasinda Bursa ilçelerinin tabii güzellikleri,
çaglayanlari, magaralari ve otantik Osmanli köyleri
yer alir. Bursa kaplicalari Roma Dönemi'nden beri kullanilan
saglik merkezleridir.
Emir Sultan Camii ve Türbesi ursa'nin dogusunda Emir Sultan
mezarliginin yaninda selvi ve çinar agaçlarinin arasinda
yer almaktadir. Cami ilk yapildigi zaman tek kubbeli iken 1507'de
avlu ve üç kubbeli revak eklenmistir. Batidaki merdivenlerden
çikilarak iki sütun arasindaki kapidan geçilip
genis avluya girilir. Ortada sadirvan, güneyde cami, kuzeyde
türbe ve ahsap odalar yer almaktadir. Avlu ahsap revakla çevrelenmistir.
Cami sekizgen kasnak üzerine oturan tek kubbeye sahiptir. Kuzey
cephesinin köselerinde kesme tastan birer minaresi vardir.
Mihrabi XVII. yüzyilda Iznik çinileriyle yaptirilmistir.
Emir Sultan Buhara'da dogmustur. Kendisi Es-Seyyid Þemsüddin
Mehmed bin Aliyyül Buhari olarak bilinir.Bursa'ya 1391'de göç
etmis ve Yildirim Bayezid'in kizi Hundi Hatun'la evlenmistir. 1429'da
vebadan vefat etmistir. Türbenin ilk yapildigi zamandan günümüze
bir sey kalmamistir. Þimdiki Türbe Sultan Abdülaziz
tarafindan 1868 yilinda yaptirilmistir. Sekizgen planlidir. Dogudaki
kapidan girilmektedir. Türbe zemini avlu seviyesinden asagidadir.
Bursa içinde Çekirge semti bir kaplicalar merkezidir.
Bursa ilçelerinin çogunda da kaplicalar yilin her
döneminde büyük ragbet görür.
.jpg)
Iznik ve Uluabat (Apolyont) gölleri yüzme, kano ve sörf
gibi su sporlari için ideal alanlardir. Bursa'yi tanimak
için kent içinde en az iki gün konaklamak gerekir.
Tabiat güzelliklerini tanimak tamamen arzuya baglidir. Ilk
ve Orta çagin en önemli merkezlerinden biri olan Iznik'e
bir gün ayirmak gerekir.
Bursa bütün zenginliklerini kesfe çikan Türkiye
ve Dünya insanlarini ünlü konukseverligi ile agirlamaktan
gurur duyan insanlarin yönettigi her zevke hitabeden konaklama
tesislerine sahiptir.
Emir Sultan Camii ve Türbesi: Bursa'nin dogusunda Emir Sultan
mezarliginin yaninda selvi ve çinar agaçlarinin arasinda
yer almaktadir. Cami ilk yapildigi zaman tek kubbeli iken 1507'de
avlu ve üç kubbeli revak eklenmistir. Batidaki merdivenlerden
çikilarak iki sütun arasindaki kapidan geçilip
genis avluya girilir. Ortada sadirvan, güneyde cami, kuzeyde
türbe ve ahsap odalar yer almaktadir. Avlu ahsap revakla çevrelenmistir.
Cami sekizgen kasnak üzerine oturan tek kubbeye sahiptir. Kuzey
cephesinin köselerinde kesme tastan birer minaresi vardir.
Mihrabi XVII. yüzyilda Iznik çinileriyle yaptirilmistir.
Emir Sultan Buhara'da dogmustur.
.jpg)
Kendisi Es-Seyyid Þemsüddin Mehmed bin Aliyyül
Buhari olarak bilinir. Bursa'ya 1391'de göç etmis ve
Yildirim Bayezid'in kizi Hundi Hatun'la evlenmistir. 1429'da vebadan
vefat etmistir. Türbenin ilk yapildigi zamandan günümüze
bir sey kalmamistir. Þimdiki Türbe Sultan Abdülaziz
tarafindan 1868 yilinda yaptirilmistir. Sekizgen planlidir. Dogudaki
kapidan girilmektedir. Türbe zemini avlu seviyesinden asagidadir.
.jpg)
Yesil Türbe
Türbe'ye yesile bakan çinilerle kapli olmasindan dolayi
Yesil Türbe ismi halk tarafindan verilmistir. Portal 1855 depreminde
büyük hasar görmüs 1864'de horasanla sivanarak
bugünkü görünümüne sokulmustur. Sagli
sollu mihrapçiklar, ayakkabiliklar, türbenin kitabesi
ve 13 dilimli yarim kubbe, çesitli renk ve motiflerle kabartma
renkli sir tekniginde islenmistir. Rumiler, palmetler ve rozet motifleri
ile oya gibi islenen kapinin kanatlari günümüzde
tüm çarpiciligi ile ortadadir. Bir sanat saheseri olan
kapiyi Tebrizli Ahmed oglu Ali yapmistir. Sekizgen bedeni, sivali
yüksek kasnaga oturan kursunla örtülü büyük
bir kubbe örtmektedir. Türbenin içine geçildiginde
iç mekân sanki çini cennetine girildigi hissini
verir. Duvarlar 2,94m yükseklige kadar iki bordürle çevrili,
altigen türkuaz çinilerle kaplidir. Bunlarin aralarinda
iri madalyonlar yer almaktadir. Türbe günümüze
ulasan en muhtesem çinili mihraba sahiptir. Renkli süsleme
sanatinin bir saheseridir. Yivli süs sütunlari, üç
sira mukarnasi, rumi palmetleri, kivrik dal motif leri, kalin yazi
dizileri ve tepeligi ile Yesil Camii mihrabini andirmaktadir. Sekizgen
platformun ortasinda Çelebi Sultan Mehmet'in kendisine has
vakari ile duran tamamen çini dekorasyona sahip sandukasi
yer almaktadir. Üzerinde kabartma sülüs celisi ile
yazili kitabesi vardir. Güneyinde ogullari Mustafa ve Mahmud'a
ait sandukalar yer almaktadir. Kuzeyindeki ise oglu Yusufa aittir.
Platformun arkasindakiler, kuzeyden itibaren Çelebi Mehmet'in
kizi Selçuk Hatun'un kabartma kitabeli sandukasi, kizi Sitti
Hatun (Safiye)'un beyaz zemine lacivert motifli, altigen ve üçgen
çinilerle kapli sandukasi, Ayse Hatun ve dadisi Daya Hatun'un
sandukalaridir. 328 metrekarelik alana oturan türbenin oktogonal
prizma gövdesi, zeminden asagida da devam ederek mezar dairesini
olusturur. Besik tonozla kapli mezar dairesi örme duvarlarla
bes ayri bölüme ayrilmistir.
Koza Han
Ulucami ile Orhan Cami arasindaki genis sahadadir. 1492 yilinda
II. Bayezid Istanbul'daki cami ve medresesine gelir temin etmek
için yaptirmistir. Hanin mimari Abdül-ula bin Pulad
Þah'dir. Iki katlidir. Üst katta 50, alt katta 45 olmak
üzere 95 odasi vardir. Kuzeydeki taç kapi büyük
tastan kabartma süslerle yapilmis olup muhtesem görünüse
sahiptir. Üst katta güneye açilan bir kapisi, avludan
ilave kapilara açilan genis kapi ve buradan da Orhan Cami
tarafina açilan bir kapisi vardir. Hanin iç kismindaki
genis avlunun merkezinde mescid yer almaktadir. Mescid sekiz cephelidir,
köselerdeki ve ortadaki bir ayak üzerine oturmaktadir.
Alt kismi sadirvan seklindedir. Günümüzde ünlü
Bursa ipekçiliginin merkezi durumundadir.
.jpg)
Ulu Camii
Bursa'nin en heybetli ve en çok cemaat alan camiidir. Sultan
Yildirim Bayezid Nigbolu savasini kazandiktan sonra 1398-1400 yillarinda
insa ettirmistir. Cami kalin duvarlara ve 12 büyük yigma
ayaklara baglanan kemerlere ve pandantiflere oturan 20 kubbe ile
örtülüdür. Orta kismindaki kubbenin üstü
camlidir. Altinda 16 köseli mermer sadirvan vardir. Caminin
insa edilecegi yerdeki yapilarin istimlaki sirasinda bir kadin evini
satmak istemeyince zorla alinir. Gönül rizasi olmadan
alinan yerde namaz kilinmaz gerekçesiyle evin yerine gelen
kisimda sadirvan yaptirildigi rivayet edilmektedir. Minberi agaç
isçiliginin bir saheseridir. Oyma kabartma, geometrik, yildiz,
çivi baslari ve gülçelerle süslüdür.
Taç kapisi basli basina sanat abidesidir. 1399-1400 yillarinda
tamamlanmistir. Sanatkari Mehmed bin Abdülaziz Dakiva'dir.
Zarif sekiz ceviz sütun üzerine oturan müezzin mahfili
1549 yilinda yapilmistir. Mihrabi sekiz sira stalaktitlidir. Kum
saatinin etrafindaki Ayet'el-kürsi sülüsle yazilmistir.
Ayrica küfi ihlas suresi yazilidir. Mihrap 1571 yilinda tamamlanmistir.
Camideki diger yazilar ve yaldiz boyalar 1904 yilinda Mehmed Usta
tarafindan yapilmistir. Caminin ilk yapildigi zaman üç
tane olan kapisina 1740 yilinda Hünkâr Mahfili kapisi
eklenmistir. Kapilarin ikisi yenidir. Altingenlerin olusturdugu,
yildizlarin dekore ettigi tablalardan meydana gelen dogudaki ceviz
kapi, cami ile ayni yastadir. Tek sütun üzerine oturan
yuvarlak mermerden kürsü 1815 yilinda yapilmistir. Cepheler
sagir kemerler içinde, altta ve üstte ikiser pencereden
olusmaktadir. Cephelerin tümü kesme tastan yapilmistir.
Caminin kuzey cephesinin köselerinde, kaidesi mermerden gövdeleri
tugladan örülmüs birer minaresi vardir. Batidaki
minarelerin içinde çift merdiven mevcuttur. Bunun
yardimi ile çatiya çikilmaktadir. Cami, Mogol Þeyhi
Emir Bedrüddin tarafindan 1403 yilinda ve Karamanoglu Mehmed
Bey'in 1413 yilindaki Bursa muharasasi sirasinda yaktirilmistir.
1 Mart 1855 tarihlerindeki büyük depremde ve 1889 yangininda
hasar görmüstür.
.jpg)
Bursa Kalesi
Brithynialilar zamaninda yapilmaya baslanan kale daha sonra ihtiyaç
duyuldukça Roma, Bizans ve Osmanli Imparatorlugunca çesitli
onarimlara tabi tutulmustur. Surlarda görülen kiklopien
taslarin önemli kismi Roma devrine ait sütunlar, lahit
parçalari, adak mezar steli, heykel kaideleri, seref kitabeleridir.
Bunlar hisar kapinin dogusunda yogunluk kazanmaktadir. Surlarin
sadece güney kismindakiler çift duvarli ve bes köseli
burçlarla saglamlastirilmistir. 1326 yilinda Bizanslilardan
alinan Bursa'nin surlari Orhan Gazi tarafindan üç köseli
burçlarla takviye edilmistir. Çakir Aga Hamami ile
Tophane arasinda biri silindir gövdeli, ikisi üç
köseli büyük burç kalintilari vardir. Bunlarin
arasinda yer alan Hisar Kapi 1855 yilindaki depremde yikilmistir.
Buradan doguya dönen surlar, evin bahçe duvarlarina
temel vazifesi yapmistir Yildiz Kahve'den güneye uzanan surlarda
yuvarlak kemerlerle mazgal delikleri görülmektedir. Kahvenin
önünde Kaplica Kapi yer almaktadir. Yikik duvarlar halinde
devam eden surlar, Zindan Kapiya baglanmaktadir. Zindan Kapi yanindaki
köseli burç Çelebi Sultan Mehmet tarafindan 1418
yilinda yaptirilmistir. Zindan Kapidan Üftade'ye kadar nisbeten
saglam devam eden surlar, Pinarbasi Kapisi'na oradan da Üftade
yanindaki Yer Kapi'ya ve tekrar Çakir Aga Hamami karsisinda
baglanmaktadir. Pinarbasi Kapi ile Zindan Kapi arasinda birbirine
paralel uzanan surlarin kesme tasli bölümleri yerlerinden
sökülmüs oldugundan simdi sadece moloz tastan kireç
kum harci ile örülmüs kisimlari ayaktadir. Pinarbasi
Kapi ile Zindan Kapi arasindaki ön surlar, evler arasinda kaybolmustur.
Diger sur kalintilarinda ise bu kisimda yapilan evlere giris kapilari
ve bosluklar Osman Gaz olusturulmak maksadi ile tahribatlar yapilmistir.
.jpg)
Osmangazi Türbesi
Bursa kusatmasinin devam ettigi sirada Osman Gazi oglu Orhan Bey'e
sehir içindeki kubbeli yapiyi göstererek "Ogul;
ben öldügüm vakit beni Bursa'da sol gümüslü
kubbenin altina koyasin" demistir. Günümüz Tophane
Parki'nin girisinde solda kalan bu kubbeli yapi Mesihilerin sapeline
aitti. Bursa fethedildikten sonra, sapel mescide çevrildi
ve Osman Gazi buraya defnedildi. Saint Elias(Elia-Ilyas) Manastiri'nin
bölümüne ait olan sapelin içi 8,3 m. genisligindeki
duvarlara bitisik çift sütüncuklarla ayrilmis,
yarim yuvarlak nisli, sekizgen plana sahipti. XI. yüzyilda
yapildigi bilinen bu sapel'in sekli, Roma Imparatorluk devrinden
itibaren uygulamaya baslanan örneklerle büyük benzerlik
göstermektedir. Þapel'in narteks kisminin oldugu yere
gömülen mezarlar, günümüzde açikta
kalmistir. 1855 depreminde yikilan türbe 1863'te Sultan Abdülaziz
tarafindan eski plana sadik kalinarak yapilmistir. Türbe kubbe
ile örtülü sekizgen plana sahiptir. Türbe'ye
kuzeydeki ahsap antreden geçilerek girilir. Ortada sedef
kakmali muhtesem ahsap sanduka Osman Gazi'ye (1258-1326) aittir.
Solunda oglu Alaaddin Bey, bunun yaninda Hüdavendigâr
oglu Savci Bey saginda, Aspurça Hatun'un oglu ibrahim Bey
ile adlari bilinmeyen on iki sanduka vardir. Türbe'de Konya
Sultani Alaaddin tarafindan Osman Bey'e gönderilen çok
büyük bir davul ve tesbih sergilendiginden, halk arasinda
Davullu (Davud) manastiri denmesine neden olmustur. Bunlar bir yangin
sirasinda yanarak kül olmustur. Türbe, konak salonlari
dekorasyonu seklinde bezenmis, pencerelere kumas perdeler takilmistir.
Fransiz mimari stilinde yapilan bu kisimda ufak bir mihrap görülmektedir.
Pencere parmakliklari dökme demirdendir.
Orhangazi Türbesi
Tophane parkinin girisinde sagdadir. Bursa'nin fethinden önce
sehrin metropolit manastiri olan Saint Elias manastiri XI. yüzyilda
yaptirilmistir. Kilise bir orta nef ile iki yan neften olusmaktadir.
Ortada gri mermerden dört sütunun tasidigi kubbe vardir.
Içi gri mermer levhalarla kaplanmistir. Apsis kisminda gri
mermerden sütunlarin ayirdigi üç pencere vardir.
Bu kismin önünde dört basamak bulunmaktaydi. Giris
kisminda alti adet yesil somaki mermer sütun yükselmekteydi.
Zemin bugün de izleri görülen mozaik dösemeye
alternatif olarak porfir, diger renklerde küçük
mozaiklerden meydana gelmis tezyinat, yuvarlak antraklar ve düz
mermer levhalardan olusmaktadir. Orhan Gazi'nin defnedildigi bu
bina 1801 kasim ayinda büyük bir yanginda hasar görür
ve onarilir. 1855 yilindaki depremde ise önemli kismi yikilir.
1863 yilinda Sultan Abdülaziz tarafindan eskisine sadik kalinarak
yaptirilir. Türbe kare planlidir. Her cephesinde üçer
pencere vardir.
Güney cephesindeki orta pencere kapi sekline çevrilmistir.
Daha önce giris kapisinin önünde bir sundurma vardi.
Orta kisminda dört sütunla ayrilmis ve birbirine kemerlerle
baglanmis, üstüne kubbe oturtulmustur. Yan kisimlar besik
tonozla örtülüdür. Iç duvarlar beyaz
kireç badanadir. Pencere üstlerinde alinlik seklinde
sade süslemeler görülmektedir. Ortadaki sanduka Orhan
Gazi'ye aittir. Etrafi dökme pirinç parmakliklidir.
Kuzeyinde Cem Sultan'in oglu Abdullah, saginda Þehzade Korkud,
hanimi Nilüfer Hatun, oglu Kasim, kizi Fatma ve Yildirim Bayezid'in
oglu Musa Çelebi ile isimleri tespit edilemeyen on dört
sanduka vardir.
.jpg)
Uludag
Bursa'nin 32 kilometre güneyinde, karayolu ile Bursa'ya 40
dakikadir. Antik dönemde Olympos Misios adiyla taninan Uludag,
Troya Savasi'ni tanrilarin izledigi yer olarak ta mitolojideki yerini
almistir. 2543 metreye ulasan dorugu ile Bati Anadolu'nun en yüksek
dagidir. Olaganüstü tabii yapisi, flora ve faunasinin
zenginligi ile 1961 yilinda Milli Park ilan edilmistir. Türkiye'nin
en önemli Kis Sporlari ve kis turizmi merkezidir. Kayak tesislerinin
yeterliligi ile konaklama imkanlari Uludagin vazgeçilmez
bir tatil yöresi olmasini saglamaktadir. Yaz aylarinda kampçilik,
trekking ve günübirlik piknik alani olarak yararlanilmasi
Uludag'i her mevsim çekici kilmaktadir. Uludag 20 Aralik
- 20 Mart tarihleri arasinda 120 gün/yil süreli kayak
mevsimine sahiptir. Ulasim Bursa'dan Uludag Milli Parki giris kapisina
(Karabelen) 22 km.lik asfalt yol ile ulasilabilmektedir.
Buradan oteller yöresi ve kayak merkezine 10 Km.lik asfalt
+ parke yolla ulasilmaktadir. Ayrica Bursa'dan 20 dakikalik bir
teleferik yolculugu ile Uludag Milli Parki Sarialan kamp ve kullanim
alanina ulasilabilmektedir.
Ana
Sayfa
|