|
Hangi bitki hangi hastaliga iyi
geliyor?
Günümüzde beslenmeden kozmetige kadar
pek çok alanda, özellikle de hastaliklarin önlenmesi
ve tedavisi konusunda dogaya dönüs akimi yasaniyor. Yapay
yolla elde edilen ilaçlarin her geçen gün yeni
bir yan etkisinin bulunmasi, insanlari bitkisel ürünlere
yöneltiyor.
Dogru kullanildiginda sifa veren bitkiler, bilinçsizce
tüketilirse çok ciddi sorunlara hatta ölümlere
yol açabilirler. Bu yüzden bitkileri çok iyi
tanimali ve onlari modern tibbin alternatifleri olarak degil, destekleyicileri
olarak görmelisiniz.
Bitkilerin faydasini sayarken A harfi ile baslayalim.
Bakalim A harfi ile baslayan ne kadar yararli bitki var.
Aci Marul (Cichorium Intybus)
Yol ve tarla kenarlarinda, ekilmemis arazide yetisir. Kuru ve siki
topragi sever. Temmuz ve agustos aylarinda mavi çiçekler
açar,
Aci marulun kökünde ve gövdesinde bulunan süt,
mide rahatsizliklarina ve hazimsizliga iyi gelir. Kurutulmus aci
marul yapraklari ve kökü ·safra kesesinin faaliyetini
hizlandirir, hazmi kolaylastirir.
Taze yapraklari salata yapilarak yenilirse kani temizler.
Kökü kurutularak kavrulur, kahve gibi içilir veya
kahveye ilave edilir.
Aci marul yapraklarindan ve kökünden yapilan
cay, karaciger, dalak ve böbreklerin faaliyetini düzenler.
Safrakesesi ifrazatini çogaltir. Basurdan sikâyeti
olanlara fayda saglar.
Süt içinde kaynatilarak içilen aci marul suyu,
pankreas ifrazatini çogaltir.
Aci marul çiçekleri toplanir, bol sekerle
iyice karistirilir, güneste kurutulur. Elde edilen bu lezzetli
ilaç kalp hastaliklarina iyi gelir ve kalbi kuvvetlendirir.
Bu ilaçtan günde 1-2 kahve kasigi alinabilir.
Aci marulda idrar söktürme özelligi
oldugu gibi, mide nezlesine de iyi gelir. Ayrica kanamalarda iyi
bir dinlendiricidir.
Önemli Not: Karaciger hastalari, sarilik hastaligina
yakalananlar, basuru olanlar, böbrek rahatsizligi çekenler
aci marulu mutlaka doktor tavsiyesiyle kullanmalidirlar.
Ada Çayi (Salvia Officinalis)
Mayis ve haziran aylarinda çiçek açmadan evvel
toplanir. Adaçayini toplamadan önce ve sonra ellerin
sabunla yikanmasi gerekir. Adaçayi iyi bir baharat ve antibiyotiktir.
Bal ve sirke ile karistirilarak agiz çalkalanirsa dis etleri
kanamasini önler, bademcik sismesine, agiz ve bogaz iltihaplarina
iyi gelir.
Çay olarak bal ve sirke ilave edilerek içilirse,
bogaz agrilarina, soguk alginligina, sinir hastaliklarina, kramp,
yorgunluk ve ishale iyi gelir. Gece terlemesini önler. Süt
içinde kaynatildiginda grip ve bogmacaya karsi etkili olur.
Adaçayi iltihapli yaralari ve çibanlari
tedavi eder, yapraklarindan elde edilen toz kani düzeltir,
mide suyunu tanzim eder, istahsizligi önler, kadinlarda regl
düzensizliklerini ve sancilarini giderir, rahim iltihaplarini
tedavi eder. Ayrica depresyonlara, titremeye, sersemlige ve sinir
bozukluguna çok iyi gelir.
Adaçayi yapraklarindan yapilan merhem, sivrisinek,
ari sokmasinda aciyi dindirir, kasintilari önler. Ayrica bazi
annelerde bebegi emzirdikten sonra sütün akmaya devam
ettigi hallerde gögüs ucuna ayni merhemden bir miktar
sürülerek sütün kesilmesi saglanir.
Toz haline getirilen adaçayi yapraklari dis
temizliginde kullanilir. Disleri saglamlastirir, bembeyaz yapar.
Bir miktar kurutulmus adaçayi 1 litre suda
kaynatilarak içildiginde karaciger, akciger, böbrek
ve mesane rahatsizliklarina, ishale iyi gelir.
Adamotu (Panax Ginseng)
Anavatani Çin olan bitkiye ülkemizde kökü
insan vücuduna benzedigi için Adamotu denir. Adamotu
kökü B l ve B 2 vitaminleri ihtiva eder. Ayrica glikozid,
eter, yag ve alkalik aktif maddeler bakimindan zengindir. Vücudu
kuvvetlendirir, bikkinlik, ümitsizlik, içe kapaniklik
gihi ruhsal durumlari ortadan kaldirir.
Ahlat - Yabani Armut (Pyrus
Eleagrifolia)
Ormanlarda, tarla kenarlarinda ve daglik arazide yetisir. Gülgillerden
yabani bir agaçtir. Meyvesi birkaç ay bekletilip olgun
hale getirildikten sonra yenir. Güzel kokuludur. Ahlat, kan
deveranini düzenler, sinirleri teskin eder, idrar söktürür.
Ahlat agacinin taze ve genç yapraklari kaynatilarak suyu
içildiginde idrari dezenfekte eder ve söktürür.
Mesane içinde mevcut olan taslari bakterilere dönüstürerek
zamanla yok olmalarini saglar. Pisirilerek yenildiginde ishali önler.
Ahududu (Rubus Idaeus)
Tadi ve besin degeri açisindan insanlar için hem iyi
bir yiyecek, hem de iyi bir ilaçtir.
Ormanlarda, koruluklarda, fundaliklarda veya bayirlarda
kendiliginden yetistigi gibi ekimi de yapilmaktadir. Mayis ve haziran
aylarinda yapraklari, temmuz ve agustos aylarinda ise meyveleri
toplanir. Ahududu organik asit ve bol miktarda da limon asidi ihtiva
eder. C vitamini bakimindan çok zengindir. Yapraklari ishal
kesicidir. Ahududu surubu atesi düsürür, romatizmaya
iyi gelir.
Ahududu yapraklarindan yapilan çay gut hastaligina
iyi gelir. Kadinlarda beyaz akintiyi önler. Fazla miktarda
gelen regl kanamasini düzenler.
Dogum sancilarini da hafifletir. Çiçegini
kaynatarak yapilan ilik su banyosu, göz nezlesi, dis eti ve
bademcik iltihaplarina iyi gelir.
Akasya (Acacia Baileyana - Robiniapseudacacia)
Akasya Mimoza cinsinden bir agaçtir. Iki çesidi vardir.
Çiçekleri salkim seklinde, yapraklari küçüktür.
Ülkemizde de sikça rastlanan agaç, genellikle
sicak ve ilik iklimlerde yetisir. Akasya çiçeklerinden
yapilan ilaçlar nefes darligina karsi kullanilir. 2 çorba
kasigi kurutulmus akasya çiçegi; l su bardagi kaynar
su içinde 10 dakika bekletilir, günde üç
su bardagi içilir.
Anason (Pimpinella Anisum -
Anisum Volgare)
Anavataninin Akdeniz sahilleri olmasina karsin her iklimde yetisir.
Temmuz ve agustos aylarinda toplanir. Anasondan elde edilen yag
hormonlari düzenler, anne sütünü çogaltir.
Tohumlarindan elde edilen anason yagi mide rahatsizliklarina iyi
gelir, istahi açar, harareti söndürür.
Anason çayi hazmi kolaylastirir, mide ve bagirsak
gazlarini yok eder. Kaynar sütün içine atilan bir
damla anason vücut agrilarini dindirir.
Tohumlari yakilarak dumani solunursa bas agrisini
giderir.Tohumlarinin yenmesi istahi arttirir, uykusuzlugu giderir,
mide eksimesini önler. Toz haline getirilen anason tohumlari
üzüm sirasina karistirilarak içildiginde böbrek
taslarini düsürür. Anason tozu ayrica gülyagi
ile karistirilarak kulak içine sürülürse kulak
içi iltihaplarini önler, agrilari giderir. Anason tohumlarini
çignemek nefes darligini ve kalp çarpintisini giderir.
Kaynatilmasiyla elde edilen sudan cilt bakimi için yararlanilir.
Andiz Otu (Inula Helenium)
Çayirlarda, orman kenarlarinda, çaliliklarda yetistirildigi
gibi bahçelerde de özel olarak yetistirilir. Kökünden
yapilan çay, basta soguk alginligi olmak üzere mide
rahatsizliklarina ve sarilik hastaligina çok iyi gelir.
Andiz otu kökü mideyi kuvvetlendirir, balgam
söktürür. Bu kökten elde edilen yag idrar söktürücü
ve safra ifrazatini arttiricidir.
Andiz otu kökü ezilip balla karistirilarak yenirse öksürügü
dindirir, balgami söker. Astim ve akciger kanamasina çok
iyi gelir.
Üzüm sirasinin içinde bir ay bekletilen
andiz otu, mide rahatsizliklarina iyi gelir, mideyi kuvvetlendirir.
Böbrek, mesane ve safra kesesi taslarinin olusumunu önler.
Akciger rahatsizliklari ve vereme iyi gelir. Ayrica bu sira felçli
bölgelere sürülürse kan devaraninin artmasini
saglar.
Andiz otu istah açici olma özelliginin
yaninda basur ve tansiyon düsürme tedavisinde de etkilidir.
Taze andiz otu kökü ezmesi çibanlarin üzerine
sarilirsa çabuk iyilesmelerini saglar.
Andiz otundan yapilan merhemler egzamaya, kasintiya iyi gelir. Andiz
yapraklari veya kökünün hayvan isirma ve sokmalarinda
enfeksiyon olusumunu önleyici etkileri vardir. Çok miktarda
andiz otu mide bulantisina neden olur.
Ardiç (Juniperus Communis)
Ovalarda, yaylalarda, daglik bölgelerde yetisir. Ardiç
meyveleri istahi arttirir, hazmi kolaylastirir, idrar söktürür,
idrar organlarini dezenfekte eder. Bagirsak gazlarini önler.
Dallarindan yapilan merhem deri üzerine sürülerek
ovulursa cilt hastaliklarina iyi gelir, saç dökülmesini
önler.
Ardiç dallarinin ezilmesi yolu ile elde edilen
suyu çibanlari ve sislikleri tedavi eder. Rendelenmis meyveleri
sirke içine konup bekletildikten sonra bir bezle alin üzerine
sarilirsa bas agrilarini giderir. Taze meyvelerinin ezilmesi ile
elde edilen surup öksürüge çok iyi gelir.
Ardiç meyveleri ayrica midede olusan gazin
neden oldugu agiz kokularini giderir.
Ardiç dumani yilanlari kaçirir. Kamp
atesinin içine bir miktar da ardiç atmak faydalidir.
Armut (Pyrus Communis)
Armut, damarlarin içinde biriken tortulari eritip, idrarla
disari atar. Bu özelligiyle iyi bir yüksek tansiyon ilacidir.
Böbrekleri çalistirir, romatizma, eklem kireçlenmesi
olanlar için yararlidir. Hamile kadinlarda kusmayi azaltir.
Kansizligi giderir. Içerdigi fosfor ve B vitaminiyle zihni
yorgunlugu giderir, sinirleri teskin eder. Tükürük
bezlerini çalistirarak, hazmi kolaylastirir. Hastaliklara
karsi vücudun direncini arttirir, bagirsaklari yumusatir. Armut
hazmi kolaylastirir ama kendisinin hazmi kolay degildir. Midesi
sorunlu olanlar elma gibi isirarak yemek yerine suyunu tercih etmelidir.
Armuttan en iyi sekilde yararlanmak isteyenler yemeklerden önce
yemelidir.
Arpa (Hordeum Vulgare)
Dünyanin her tarafinda yetistirilir. Tanelerinde bol miktarda
B1 ve E vitamini vardir.
Suda kaynatilarak elde edilen sivi susuzlugu giderir,
ates düsürür, balgam söktürür, ishali
önler. Böbrek ve safrakesesi taslarinin sebebiyet verdigi
agrilara, karaciger ve dalak hastaliklarina, bronsit ve nezleye,
cilt hastaliklarina, kansizliga, rasitizm hastaligina iyi gelir.
Kemik kireçlenmesini önlemesi en önemli özelligidir.
Ates yükselmesine karsi bir avuç arpa,
bir litre suda, arpanin zari patlayincaya kadar kaynatilir. Sonra
süzülür. Bir adet limon ve bir yemek kasigi bal ilave
edilerek yudum yudum içilir.
Çiban ve yaralari tedavi etmek için:
Arpa hamuruna bir miktar incir ve bal ilave edilerek çiban
ve yaralarin üzeri sarilir.
Bagirsak gazlarini yok etmek için: Arpa unu
hamur haline getirilir. Bir miktar keten tohumu ve üzerlik
otu ilave edilerek karna sarilir.
Yüzdeki lekeleri yok etmek için: Hamur
haline getirilen arpa unu yüze maske halinde sürülür.
2 saat bekletilir.
Bir litre suda bir avuç arpa bir avuç
rezene tohumu kaynatilarak içildiginde, anne sütünde
artis görülür.
Asma (Vitis Vinifera)
Asma özellikle sicak bölgelerde yetisir. Dünyada
insanlar tarafindan ilk yetistirilen bitki oldugu sanilmaktadir.
Üç binin üzerinde çesidi vardir.
Meyvesi olan üzümde bol miktarda A, B1,
B2 ve C vitamini bulunur. Vücut yaglanmasina, kalp ve böbrek
rahatsizliklarina karsi çok etkilidir. Asma çubuklarindan
çikan sivi egzamaya ve bagirsak kanamalarina karsi kullanilir.
Bazi yerlerde bu sivi göz damlasi olarak da kullanilir.
Ask Otu (Levisticum Officinale)
Ege bölgesindeki sik rastlanan ask otunun ilkbaharda kökü,
ekim ayinda ise gövdesi ve tohumlari kullanilir. Kökünden
elde edilen yag, sinir sistemi ve deri hastaliklarina karsi kullanilir.
Gövdesi böbrek ve mesane rahatsizliklarina iyi gelir.
Vücudun çesitli yerlerinin su toplamasiyla olusan hastaliklarin
tedavisinde de kullanilir.
Ask otu, gut hastaligi, romatizma, müzmin kalp
rahatsizliklar, öksürük ve bogaz iltihaplarina karsi
etkilidir. Kökünden yapilan çay sariliga iyi gelir,
böbrekleri temizler. Anason ve raziyane ile karistirilarak
hazirlandigi zaman etkisi daha fazla olur. Kökü kaynatilarak
elde edilen sivi yüzdeki lekeleri yok eder. Kurutulmus ask
otu kökü toz haline getirilir. 1 çay kasigi 1 bardak
sirkeye konularak içilir. Mide ve bagirsak gazlarini giderir.
Banyo suyuna karistirilirsa ciddi güzellestirir. Ciltteki yaralari
giderir.
Ask otu tohumlari bir bardak su içinde 6 saat
bekletilerek içilir. Karaciger, dalak, mesane ve böbreklerin
çalismasini düzenler.
Ask otu tohumlari bir bardak sirke içine konup
2 saat bekletilerek içilirse kalça ve bel agrilarini
hafifletir. Böbrek, mesane ve safrakesesi taslarini düsürür.
Önemli not: Çok miktarda alinan ask otu
böbrekleri yorabilir. Böbrek rahatsizligi çekenlerin
ask otundan yapilan ilaçlari kullanmamalari tavsiye edilir.
Atkestanesi (Aesculus Hippocastanum)
Mayis ve agustos aylarinda yapraklarindan, eylül-ekim aylarinda
meyvelerinden, mart, eylül ve ekim aylarinda ise kabuklarindan
yararlanilir.
Meyveleri olan kestaneler ögütülerek
toz haline getirilir. Bir bardak suya bir kasik konularak günde
üç kere içilirse basur, ishal ve varis hastaliklarina
iyi gelir. Nezle ve nefes darligina karsi tatbik edilir. Bir kilo
atkestanesi küçük parçalara dogranarak pisirilir
ve suyu ile temizlenirse basuru önler.
Atkestanesi agacinin kabugu kaynatilarak içilirse
hazimsizliga, kronik bagirsak nezlesine, soguk alginligina, yüksek
atese iyi gelir.
Kavrulup ögütüldükten sonra kahve
gibi pisirilerek içilirse nezleyi önler. Romatizmaya
iyi gelir.
Taze atkestanesi çiçekleri alkol içinde
ve güneste birkaç hafta bekletildikten sonra romatizmali
uzuvlara ovularak sürülürse sifa verir.
Atkestanesinden iki sekilde yararlanabilirsiniz:
1. Bir yemek kasigi ince kiyilmis at kestanesi kabugu 2 bardak kaynar
suya birakilarak bir müddet bekletildikten sonra yudum, yudum
içilir.
2. 1 kg. At kestanesi meyvesi ezilerek kaynatildiktan
sonra banyo suyuna ilave edilir.
Ayçiçegi (Helianthus
Annuus)
Soguk preslenmis ayçiçegi yagi damar kireçlenmesine
çok iyi gelir. Tohumlarindan elde edilen merhem kurdesen
hastaliginin tedavisinde kullanilir, yaralari tedavi eder.
Ayçiçek yagi içilmez ama gargara olarak kullanildiginda
uykusuzluk, kronik bas agrisi ve asabiyete iyi gelir. Ayria agizdaki
zararli bakteri ve molekülleri yok eder. Vücudun zehirlerden
temizlenmesine yardimci olur.
Not: Soguk presle elde edilen ayçiçegi yagini 10-15
dakika yani agzinizda beyaz hale gelene kadar gargara yapmak gerekir.
Ayrik Otu (Agropyron Repens)
Yol kenarlarinda, çayirlarda, bahçe
ve tarlalarda bol miktarda bulunur. En çok kullanilan yeri
toprak altinda kalan gövdesidir.
Elli gram ayrik otu kökünün bir litre
suda kaynatilmasi sonucunda elde edilen ilaç sarilik hastaligina
iyi gelir. Böbrek taslarini ve idrar yollarindaki kumu düsürür.
Gut hastaligini ve romatizmaya karsi da kullanilir. Ter ve idrar
söktürür, nezle ve bogaz hastaliklarina iyi gelir.
Mide rahatsizliklarina ve ishale karsi çok etkilidir. Dalak
rahatsizliklarina karsi da çok iyi geldigi son zamanlarda
yapilan arastirmalar sonucu belirlenmistir.
Ayva (Cydonia Ablonga)
Ayvada, seker, tanen ve bol miktarda vitamin vardir. Ishal kesicidir.
Dizanteri ve karaciger tembelligine iyi gelir. Mide ve bagirsagi
kuvvetlendirir. Çarpinti, bronsit, öksürük
ve verem hastaliklarina iyi gelir.
Kurutulmus ayvanin suda bekletilmesi ile elde edilen
surupla gargara yapilirsa bogaz iltihaplarina iyi gelir.
Önemli Not: Kabizlik çekenler ve yüksek
tansiyonu olanlar yememelidir.
Ana
Sayfa
|