Ana Sayfa

 Rüya Tabirleri A
 Rüya Tabirleri B
 Rüya Tabirleri C
 Rüya Tabirleri Ç
 Rüya Tabirleri D
 Rüya Tabirleri E
 Rüya Tabirleri F
 Rüya Tabirleri G
 Rüya Tabirleri H
 Rüya Tabirleri I-i
 Rüya Tabirleri J
 Rüya Tabirleri K
 Rüya Tabirleri L
 Rüya Tabirleri M
 Rüya Tabirleri N
 Rüya Tabirleri O
 Rüya Tabirleri Ö
 Rüya Tabirleri P
 Rüya Tabirleri R
 Rüya Tabirleri S
 Rüya Tabirleri T
 Rüya Tabirleri U
 Rüya Tabirleri Ü
 Rüya Tabirleri V
 Rüya Tabirleri Y
 Rüya Tabirleri Z

 

 

 
 
 
 
 

Hz. Yusufun Rüyasi


Hz.Yusuf'un kaderinde önce öldürülmesinin planlanmasi, sonra da vazgeçilip kuyuya atilmasi vardir. Yoksa yanlis kader anlayisinda oldugu gibi, kaderin degismesi, gibi bir durum kesinlikle söz konusu degildir. Hazreti Yusuf Peygamberin kaderi tüm bu ayrintilarla beraber yaratilmistir.

Hazreti Yusuf Peygamber daha çocukken bir rüya görmüs ve rüyasinin yorumunu babasina sormustur. Babasi Yakup Peygamber ise Hz. Yusuf'un rüyasiyla ilgili yorum yapmis ve onu güzel haberlerle müjdelemistir. Ancak bununla birlikte rüyasini diger kardeslerine anlatmamasi konusunda kendisini uyarmistir. Bu olay Kuran'da su sekilde bildirilir:

“Hz. Yusuf babasina: Babacigim, gerçekten ben "rüyamda" on bir yildiz, Günes'i ve Ay'i gördüm; bana secde etmektelerken gördüm demisti. (Babasi) Demisti ki: Oglum, rüyani kardeslerine anlatma, yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü seytan, insan için apaçik bir düsmandir. Böylece Rabbin seni seçkin kilacak...” (Yusuf Suresi, 4–6)

Yusuf Peygamber babasina rüyasini anlattiginda, babasinin rüyasini kardeslerine anlatmamasi konusunda onu uyarmasinin sebebi, kardeslerinin güven vermeyen tavirlariydi. Yakup Peygamber ilim sahibi, ferasetli bir insan oldugu için ogullarinin fitne çikarmaya müsait olan karakterlerinin ve kiskanç yapilarinin farkindaydi. Onlari çok iyi tanidigi için Hz. Yusuf'a tuzak kurabileceklerini de tahmin etmekteydi. Bu nedenle Hz. Yakup seytanin düsmanligina dikkat çekmis, Hz. Yusuf'a temkinli olmasini ögütlemistir.

Hz. Yusuf'un Kardeslerinin Tuzak Kurmasi

Yakup Peygamber Hz. Yusuf'u uyarmakta hakliydi, çünkü kardesleri onu ve küçük erkek kardeslerini babalarindan kiskanmaktaydilar. Içlerindeki bu kiskançlik öylesine siddetliydi ki, onlari Hz. Yusuf'a tuzak kurmaya kadar götürdü. Bu da Hz. Yusuf'un kardeslerinin
rüya tabirleri
Islam ahlakindan uzak olduklarinin ve mümin karakteri sergilemediklerinin bir diger göstergesidir. Onlarin kurduklari bu tuzak ve Yusuf Peygambere yaptiklari Kuran'da söyle anlatilir:

"Onlar söyle demisti: Yusuf ve kardesi babamiza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekistiren bir topluluguz. Gerçekte babamiz, açikça bir saskinlik içindedir. Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atip-birakin ki babanizin yüzü yalnizca size (dönük) kalsin. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz. (Yusuf Suresi, 8–9)

Ayetlerden açikça anlasildigi gibi, kardeslerinin Hz. Yusuf'a tuzak kurmalarindaki en büyük etken kiskançlikti. Babalarinin Hz. Yusuf'u ve kardesini daha çok seviyor oldugunu düsünmeleri onlari bu kiskançliga itmekteydi. Yalnizca kendilerine yönelik bir sevgi istiyorlar, kendilerinin sayica çok oluslari ve birbirlerini pekistirmeleri nedeniyle sevgiye daha çok hak sahibi olduklarini düsünüyorlardi.

Elbette ki bu, son derece çarpik bir mantiktir. Çünkü Kuran'a göre müminlerin birbirlerini sevmedeki tek ölçüleri takvadir. Kim takvaca üstünse, kim Allah'tan daha çok korkuyor ve O'nun sinirlarini en titiz biçimde koruyorsa, kim en güzel ahlaki gösteriyorsa müminler dogal olarak en çok o kisiyi severler. Açiktir ki, Yakup Peygamber de ogullarina sevgi yöneltirken bunu ölçü almistir. Hz. Yusuf diger ogullarindan çok daha takva ve güzel ahlakli oldugu için, bu durumda onu en çok sevmesi son derece dogaldir. Fakat Hz. Yusuf'un kardesleri bu bakis açisina sahip olmadiklari için, babalarinin Hz. Yusuf'a ve kardesine olan sevgisini de anlayamamislardir. Bu da onlarin dinden uzak karakterlerinin önemli bir göstergesidir.

Dikkat çeken ayri bir yönleri de, babalari hakkinda kullandiklari saygisiz üsluptur. Babalari üstün bir akil ve feraset (anlayis) sahibi seçkin bir peygamber olmasina ragmen onlar Hz. Yusuf'a ve kardesine olan sevgisinden ötürü babalarinin "saskinlik içinde" oldugunu iddia etmekteydiler. Bir peygambere karsi böyle saygisiz bir üslup kullanmalari da onlarin imani zayifliklarini göstermektedir. Onlarin Allah korkularinin zayif oldugunu anlamak için kuvvetli bir delil daha vardir: Hz. Yusuf'u öldürmek istemeleri... Allah'tan korkan, ahirette hesap verecegine inanan, Allah'in her an kendisini isittigini ve gördügünü bilen bir insanin Allah'in haram kildigi böyle bir fiile yanasmayacagi ve hatta aklindan dahi geçirmeyecegi son derece açiktir. Ancak bu kisiler babalarinin kendilerini sevmesini saglamak ya da kiskançlik duygularinin neden oldugu öfkelerini dindirmek için, çözümü Hz. Yusuf'u öldürmekte ya da bir yere atip birakmakta bulmuslardir.

Öldürmek zaten haramdir, ancak küçük yasta bir çocugu bir yere atip birakmak da çok vicdansizca bir harekettir. Bunu yapmayi düsünebilen insanlarda vicdan, merhamet gibi duygularin bulunmadigi son derece açiktir. Görüldügü gibi, Hz. Yusuf'un kardesleri acimasiz ve zalimdirler.

Üstelik mantik örgüleri de çok bozuktur. Hz. Yusuf'a böyle bir kötülük yapip, harama girdikten sonra hala "salihlerden olmayi" ummaktadirlar. Elbette ki, bir insan bir kötülük isledikten sonra Allah'tan samimi bagislanma isterse, düzelmeyi ve salihlerden olmayi umabilir. Fakat bu kisiler yaptiklarinin yanlis oldugunu bile bile, önce kötü bir amel isleyip, sonra da salihlerden olmayi planlamaktaydilar. Iste bu, onlarin saglikli bir muhakeme yetenegine ve mümin karakterine sahip olmadiklarinin bir baska delilidir.

Ayetin devaminda en zor aninda Allah'in Hz. Yusuf'a yardim ettigi, içlerinden birine onu öldürmek yerine kuyuya atma fikrini ilham ettigi haber verilir:

"Içlerinden bir sözcü dedi ki: Eger (mutlaka bir sey) yapacaksaniz, öldürmeyin Yusuf'u, onu kuyunun derinliklerine birakiverin de bir yolcu kafilesi alsin. (Yusuf Suresi, 10)

Görüldügü gibi, her ne kadar kardesleri Hz. Yusuf'a tuzak kurarlarsa kursunlar, aslinda Yusuf Peygamber Allah'in kendisi için belirledigi kaderi yasamaktadir. Kimse kendisi için belirlenen kaderin disina çikamaz. Allah daha Hz. Yusuf dogmadan çok önce bu kaderi yaratmistir, Yusuf Peygamber de bu kaderi aynen yasamistir.

Bu arada bir konuyu daha hatirlatmak gerekir ki, Hz. Yusuf'un ölümünü engelleyen, onu kuyuya atma fikrini getirerek yasamasini saglayan kardesi degil, Allah'tir. Allah dilemese Hz. Yusuf'un kardesi onu kuyuya atma fikrini düsünemez ve böyle bir fikir veremezdi. Ancak Hz. Yusuf'un kaderinde önce öldürülmesinin planlanmasi, sonra da vazgeçilip kuyuya atilmasi vardir. Bundan dolayi kardesi böyle bir fikirle gelmistir. Yoksa yanlis kader anlayisinda oldugu gibi kaderin degismesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu degildir. Yusuf Peygamberin kaderi tüm bu ayrintilarla beraber yaratilmistir. Kardeslerinin onu öldürmemeleri de onlarin bozulmus bir planidir. Ancak o plani da en bastan bozulmus olarak yaratan Allah'tir.

Nitekim Allah bu plani, o daha henüz çocuk yasta iken, gördügü rüya araciligiyla Hz. Yusuf'a bildirmistir. Hz. Yusuf'un hayati da, Allah'in bildirdigi bu rüyayi dogrulayacak sekilde gelismistir. Allah kimi zaman diledigi kullarina bu sekilde gaybi haber verebilir. Peygamberimiz Hz. Muhammed'e de (sav), Mekke'yi fethedip orada müminlerle birlikte güven içinde hac yapacagini bir rüya araciligiyla bildirmistir. Bu konudaki ayette söyle buyrulmaktadir:

"Andolsun Allah, elçisinin gördügü rüyanin hak oldugunu dogruladi. Eger Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarinizi tiras etmis, (kiminiz de) kisaltmis olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediginizi bildi, böylece bundan önce size yakin bir fetih (nasib) kildi." (Fetih Suresi, 27)

Allah'in gaybi bildirmesinin ve olaylarin da tam bu sekilde gerçeklesmesinin sirri, bizim için "gayb" olan herseyin, Allah katinda ezelde tespit edilmis, yasanmis ve bitmis olmasidir. Gayb insanlar için vardir. Zamandan ve mekandan münezzeh olan Allah ise herseyi yaratan ve bilendir. Tüm zamani ve tarihi de, tek bir an olarak yaratmistir.

Yasanan hersey Allah'in diledigi sekilde meydana gelir. Ve her birinde müminler için hayir ve güzellikler vardir. Yasanilan ve sabir gösterilen her zorlugun ardindan, Allah dünyada ferahlik ve nimet, ahirette ise sevap ve mükafat verir.

 

 

 
 
 
All logos and trademarks in this site are property of their respective owner. The comments are property of their posters, all the rest © 2005 by me.
You can syndicate our news using the file backend.php or ultramode.txt