2. Namaz kılanın önünde secde yerinden bir
kimsenin geçmesi ile namaz bozulmaz. Geçen ister erkek, ister
kadın, ister başka bir canlı olsun.
Mükellef olan bir kimse, kasten namaz kılanın önünden
geçerse günah işlemiş olur. Bu meselenin dört yönü
vardır:
a) Namaz kılan, önünden geçilecek yerde durmadığı
halde ve uzağından dolaşıp gitmek de mümkün
iken böyle yapmayıp namaz kılanın önünden geçen
kimse günah işlemiş olur.
b) Namaz kılanın, insanların gelip geçtiği
yerde durması ve uzaktan geçecek yerin de bulunmaması
durumunda günah, namaz kılana aittir, önünden geçenin günahı
yoktur.
c) Namaz kılanın, müsait yer var iken herkesin gelip
geçeceği yerde namaza durması, yürüyenin de uzaktan
geçmek mümkün iken namaz kılanın önünden geçmesi durumunda
ise hem namaz kılan, hem de kılanın önünden geçen
günah işlemiş olur.
d) Ne namaz kılan, önünden geçilmeyecek uygun bir yer
bulabiliyor, ne de oradan geçmek isteyen, namaz kılanın
uzağından geçebilecek bir yer bulabiliyor. Bu durumda
namaz kılan da, önünden geçen de günah işlemiş
olmaz.
Namazın Mekruhları
Namazda mekruh olan başlıca şeyler şunlardır:
1. Namazda bedeni veya elbisesi ile oynamak.
Bunlar namazda huşu'a aykırı hareketlerdir.
Alnındaki tozu toprağı ve teri silmek de mekruhtur.
Fakat kendisine rahatsızlık veriyorsa bunları
silmek mekruh olmaz.
2. Parmak çıtlatmak, parmaklarını birbirine
geçirmek, ellerini böğrüne koymak.
3. Esnemek, gerinmek.
4. Kırda namaz kılarken önündeki küçük taşları
çevirip düzeltmek. (Üzerinde secde etmek mümkün olmayan yeri
bir defa düzeltebilir.)
5. Göz ucu ile değil de boynunu çevirerek bakmak.
Namazda bakmak üç çeşittir:
a) Mekruh olan bakış: Bu, boynunu çevirerek bakmaktır.
b) Mubah olan bakış: Bu, boynunu çevirmeden göz ucu
ile sağa ve sola bakıştır.
c) Namazı iptal eden bakış; Bu, göğsünü
kıbleden çevirerek bakmaktır
6. Namazda yere tükürük bırakmak.
Bu, tükürmek demek değildir. Çünkü tükürürken harf meydana
gelirse namaz bozulur. Zorunlu hallerde tükürük yere bırakılmamalı
bir mendile konmalıdır. Yere bırakılırsa
mekruh olur.
7. Namazda dizlerini dikerek oturmak.
8. Erkekler secdede kollarını yere yaymak.
9. Kolları sıvamış halde namaz
kılmak. Kısa kollu gömlek ile kılmak mekruh değildir.
(Kadınlar kollarını açık bulundurursa namaz
bozulur.)
10. Gömlek giymek mümkün iken namazı sadece pantolonla
kılmak, (Bu erkeğe göredir, kadınlar böyle yaparsa
namaz bozulur.)
11. İşaretle selam almak.
12. Özürsüz olarak bağdaş kurmak.
13. Başına mendil veya sarık bağlayıp
ortasını açık bırakmak.
14. Namazda elbise ile bir veya iki defa (serinlemek
maksadıyla) yellenmek.
15. Kıyam halinden başka yerde Kur'an okumak
(Kıraati rükûda tamamlamak gibi.)
16. İntikallerdeki zikirleri intikalden sonra
yapmak.
Mesela: rükûa eğildikten sonra "Allahü Ekber"
demek, rükûdan tamamen doğrulduktan sonra "SemiAllahü
limen hamideh" demek. Halbuki tekbir, rükûa eğilmeye
başlarken alınır ve rükûa varınca tamamlanır.
"SemiAllahü limen hamideh" 9 demeye rükûdan kalkarken
başlanır ve doğrulunca bitirilir.
17. Namazlarda ikinci rekatı, birinciden üç veya
daha fazla ayet okuyarak uzatmak.
18. Farz namazlarda bir rekatta aynı sureyi tekrar okumak,
başka süre ezberinde varken birinci rekatta okuduğu
süreyi ikinci rekatta bilerek tekrarlamak. (Nafile namazlarda
aynı sureyi tekrar okumak mekruh değildir.)
19. ikinci rekatta, birinci rekatta okuduğu sure
veya sureden önceki süre veya ayeti okumak.
Namazda süre okunurken baştan sona, yani, yukardan aşağıya
doğru gidilir. Mesela; birinci rekatta Fatihadan sonra
'Elemtere'yi okumuş ise, ikinci rekatta "Liîlafîyi"
okuması gerekir, doğru olan budur. Birinci rekatta
"Uîlafı"yı okuyup ikinci rekatla "Elemtere"yi
okumak tersine okuyuştur ve mekruhtur. Birinci rekatta
bilmeyerek fatihadan sonra "Kul eüzübi rabbinnas "ı
okusa, ikinci rekatta da onu tekrar eder. Eğer kasıtlı
olarak okursa mekruhtur. Ancak yine aynı sureyi okur.
20. Birinci rekatta bir sureyi okuyup ikinci rekatta
arada bir sure atlayarak öbür süreyi okumak.
Şöyle ki: Birinci rekatta "Elemtere"yi okusa,
ikinci rekatta "Liîlafi"yı okuması gerekirken
bunu atlayıp "Eraeytelleziy" okumak mekruhtur.
Fakat iki veya daha fazla süre atlayarak okumak mekruh değildir.
Aynı rekatta iki süre okuduğu takdirde iki sure arasını
bir veya birkaç süre atlayarak okumak da mekruhtur, Aradaki
sure uzun ise, onu geçerek sonra ki süreyi okumak mekruh olmaz,
(îki süreyi bir rekatta ara vermeden peş peşe okumak
mekruh değildir,) Bir surenin ayetinden bir veya birkaç
ayet atlayarak başka ayete geçmek de mekruhtur.
21. Bir rekatta, aralarını bir veya birkaç
süre atlayarak iki sure okumak-- (iki süreyi bir rekatta ara
vermeden peş peşe okumak mekruh değildir.)
22. Namazda güzel kokulu bir şeyi koklamak. (Kendi
isteği dışında burnuna koku gelmesi mekruh
değildir.)
23. Secdede el ve ayak parmaklarını kıbleden
çevirmek-
24. Ellerini rükûda dizlerine, oturuşlarda uylukları
üzerine ve ayakta iken sağ eli sol el üzerine koymamak.
25. Gözlerini yummak. (Ancak namazda huşu ve huzuru
ihlal eden şeyleri görmemek için gözleri! yumması
mekruh olmaz.)
26. Gözlerini yukarıya dikmek.
27. Gerinmek,
28. Namaza aykırı "amel-İ kalil=az
i"" de bulunmak. (Üzerinden bir kıl koparmak
gibi)
29. Ağzını ve burnunu örtülü bulundurmak.
30. Ağzında erimeyen bir şey bulundurmak.
(Ağzına çeker gibi bir şey koyup tadı boğazına
giderse namaz bozulur.)
31. Sıcak, soğuk veya yerin sertliği
gibi bir zorunluluk olmadığı halde secdeyi sarığın
dolamı üzerine yapmak.
32. Burnunda bir özür yokken sadece alın üzerine
secde etmek.
Çünkü secdede alnı yere koymak farz, burnu yere koymak
vaciptir. Özürsüz olarak vacibin terk edilmesi mekruhtur Ancak
burnu yere koyup, özürsüz olarak alın yere konulmadığı
takdirde namaz sahih olmaz.
33. Yol üzerinde, hamam içinde, yıkanılan
yerde, mezarlıkta, (namaz için ayrılan yer hariç)
çöplükte, hayvan kesilen yerde, pisliğe yakın yerde,
sahibinin rızası olmayan yerde namaz kılmak.
34. Tuvalete çıkmak için sıkıştığı
sırada namaz kılmak.
(Bu durumda olan, eğer vaktin çıkmasından korkmuyorsa
tuvalete çıkıp rahatladıktan sonra abdest alıp
namazı yeniden kılar. Vaktin çıkmasından
korkarsa öylece namazım tamamlar.)
35. Düzgün olmayan ve başkasının yanına
çıkamayacağı bir elbise ile namaz kılmak.
Nitekim Hz. Ömer bir adamın, düzgün olmayan bir kıyafette
namaz kıldığını görünce, ona:
- Seni bu kıyafetle bu insanlara göndersem gider misin"
diye sordu, Adam:
Hayır diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Ömer:
- Allah Teala, huzuruyla düzgün kıyafetle çıkılmaya
daha layıktır, dedi.
36. Arzu ettiği bir yemek hazır iken namaza
durmak.
37. Ayetleri, rükû ve secdelerdeki teşbihleri
el ile saymak. (Kalben saymak mekruh değildir, dil ile
saymak namazı bozar.)
38. imam, bir zir'S miktarı (yaklaşık 22
cm.) yüksek veya aynı miktar alçak yerde tek basma bulunmak.
39. Önündeki safta açık yer varken arkada namaza durmak.
40. Bir canlının resmi üzerine secde etmek.
Canlı resmi bulunan elbise ile namaz kılmak. Namaz
kılanın, önünde, sağında, solunda, başı
üstünde ve arkasında canlı resmi bulunmak
Ayakta duran kişi, yerdeki resmi dikkat etmedikçe göremeyecek
derecede küçük olursa veya büyük olup bağı bulunmazsa
yahut da cansız bir varlığa ait resim ise namaz
mekruh olmaz. Cepte veya cüzdandaki resimli para ve kimliklerle
de namaz kılmak mekruh değildir.
41. Önünden insan geçebileceği zannedilen yerde
namaz kılarken önüne "sütre " koymamak.
"Sütre" bir arşın (yaklaşık 68
cm.) veya daha fazla uzunlukta bir ağaç veya başka
bir şeydir. Önünden insan geçebileceğini tahmin eden
kimsenin, namaza başlamadan sütreyi secde edeceği
yerin biraz ilerisine dikmesi müstehap, dikmemesi mekruhtur.
Böyle bir yerde cemaatle namaz kılmıyorsa imamın
önüne sütre dikilmesi yeterlidir.
Namaz kılınan yer sert olup sütre dikilecek durumda
olmaz veya sandalye gibi ayakta durabilecek bir şey bulunmazsa
sütreyi uzunlamasına Önüne koyar, sütre yoksa bir çizgi
çizer.
Namaz kılan kimse, önünde sütre olsun veya olmasın,
önünden geçeni uzaklaştırmaya çalışmamalıdır.
Ancak, baş. göz veya el işareti ile yahut "Sübhanellah"
diyerek önünden geçmeyi önleyebilir. Erkekler önünden geçmeyi
önlemek için okuyuşu yüksek sesle yapabilir. Kadınlar
sağ elini sol eli üzerine vurabilir. Kabe'yi tavaf edenler
orada namaz kılanların önünden geçebilir.
42. Kor halinde olan ateşe karşı namaz
kılmak. (Önünde bulunan mum, kandil ve lambaya karşı
namaz kılmak mekruh değildir.)
43. Farz olan namazda özürsüz olarak bir şeye
dayanmak.
44. Namazda insan yüzüne karşı durmak.
45. Secdeye varırken ellerini dizlerinden önce
yere koymak, secdeden kalkarken dizlerini ellerinden önce kaldırmak.
(Bir özürden dolayı böyle yaparsa mekruh değildir.).
46. Namazda palto veya ceketi giymeyerek omuza almak.
47. Önünde uyuyan kimse bulunmak.
48. Rükûda başını yukarı dikmek
veya aşağı eğmek.
49. Eüzü-Besmele, Sübhaneke ve amini açıktan okumak,
50. Rükû ve secde teşbihlerini terk etmek veya
üçer defadan az söylemek.
51. Camide kendisi için bir yer belirleyerek namazı
devamlı olarak orada kılmak,
Namaz Kılana Mekruh Olmayan Şeyler
Cepken giyenin, kollarını geçirmeden namaz kılması,
Mushaf veya kılıca karşı namaza durması.
Yüzü kendisine karşı olmamak üzere, namaz kılarken
önünde insan bulunması,
Hareketlerine engel olmadıkça namaz kılanın,
boynuna kılıç ve benzeri bir şey asması,
mekruh değildir.
Mum, kandil ve lambaya karşı namaz kılmak, üzerine
secde edilmedikçe canlı resmi bulunan bir yaygı üzerinde
namaz kılmak da mekruh olmaz.
Rükûda; elbisesi üzerine yapışarak uzuvlarının
belli olmasını önlemek ve elbisesini topraktan korumak
için az bir iş ile elbisesini çekmekte bir sakınca
yoktur. Namaz kılan, alnına yapışan toprağı
kendisini rahatsız ettiği takdirde silebildiği
gibi terini de silebilir.
Yüzünü çevirmeden gözünün ucu ile bakmakta sakınca yoktur,
ancak bakmamak daha uygundur. Namaz kılanı sinek rahatsız
ediyorsa onu kovmak da mekruh değildir.
Namazı Bozmayı Vacip ve Caiz Kılan Şeyler:
Namazı bozmak haramdır. Ancak bazı durumlarda
namazı bozmak vacip, bazı durumlarda caizdir.
Saldırıya uğrayan veya suya düşen bir insanın
yardım islemesi halinde ona yardım etmek maksadıyla
namazı bozmak vacip olur.
Davar sürüsüne kurt veya herhangi bir canavarın saldırması,
gözleri kör olan veya tehlikeyi fark etmeyen bir kimsenin kuyuya
veya çatıdan aşağı düşme tehlikesi
ile karşılaşması durumlarında bu gibilere
yardım için namazı bozmak caizdir. Düşme ihtimali
kuvvetli ise o zaman namazı bozmak vacip olur. Ebenin;
doğacak çocuğun veya annesinin ölmesinden, yahut bir
organının telef olmasından korkması halinde
namazda ise namazı bozması, değilse namazı
ertelemesi yani kazaya bırakması da yine vaciptir.
Canavar, sel, yangın ve deprem tehlikesinden korkan veya
düşmanla karşı karşıya bulunan kimselerin
namazların ertelemeleri caizdir.
Nafile namaz kılmakta olan bir kimseyi, anne veya babası,
(onun namazda olduğunu bildiği halde) çağırırsa
namazı bozabilir. Eğer çocuğunun namazda olduğunu
bilmeden çağırırsa namazı bozması vacip
olur. Eğer farz namazında ise anne veya babasından
biri çağırırsa namazı bozmaz. Ancak bir
tehlike dolayısıyla yardım isterlerse namazı
bozmak vacip olur.
Bir dirhem gümüş değerinde olan şeyin (başkasına
ait olsa bile) çalınma korkusu durumunda farz olsa bile
namazı bozmak caizdir.
Kadın, namaz kılarken tencerenin kaynayıp yemeğin
taşmasından veya çocuğunun ağlayıp
acı çekmesinden korkarsa namazını bozabilir.