|
Kuranda musibet
Kuranda musibet
ile alakali tahmini 13 ayet geçiyor
|
|
|
Onlar
başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a
aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler. |
 |
| |
(Bedir'de
düşmanı) iki katına uğrattığınız
bir musibet (Uhud'da) size çarpınca mı: "Bu nereden"
dediniz? De ki: "Bu başınıza gelen kendinizdendir".
Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir. |
 |
| |
Ya
nasıl, elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına
bir felaket gelince, hemen sana geldiler de: "Biz sadece iyilik
etmek ve arayı bulmak istedik." diye Allah'a yemin ediyorlar. |
 |
| |
Şüphesiz
içinizden bir kısmı vardır ki, pek ağır davranır.
Eğer başınıza bir musibet gelirse: "Allah
bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım." der. |
 |
| |
Aralarında
Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma.
Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni
saptırmalarından sakın. Eğer Allah'ın hükmünden
yüzçevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları
sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki
insanların çoğu yoldan çıkanlardır. |
 |
| |
Ey
iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği
zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin
hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa
çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa,
sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer
(bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları
alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba
bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı
satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz.
Aksi halde günahkârlardan oluruz". |
 |
|
|
Önceki
sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ şu gerçek belli
olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından
dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların
kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler. |
 |
|
|
Eğer
sana bir iyilik dokunursa fenalarına gider. Eğer sana bir
musibet gelirse "Biz zaten tedbirimizi önceden almıştık."
derler ve sevine sevine dönüp giderler. |
 |
| |
Ki
Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer.
Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir.
Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar. |
 |
|
|
Bizzat
kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir
musibet geldiğinde, "Rabbimiz! Ne olurdu bize bir peygamber
gönderseydin de, âyetlerine uysak ve müminlerden olsaydık"
diyecek olmasalardı (seni göndermezdik). |
 |
|
|
Başınıza
gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız
yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder. |
 |
|
|
Yeryüzünde
vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet
yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış
olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır. |
 |
|
|
Allah'ın
izni olmayınca hiç bir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa,
Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir. |